Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17785 E. 2026/8594 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17785
Karar No
2026/8594
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/82 Esas, 2025/2006 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın tapusunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 16.05.2023 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına olan tapusunun iptaline karar verilen taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman niteliğinde olduğundan, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını veya zamanaşımı ile mülkiyetin kazanılamayacağının Anayasa'nın hükmü gereği olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan tesis kadastrosu sonrası davacı murisi adına yapılan tespit ve tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında ve yerleşik uygulamalarda bu tür yolsuz tescillerin yok hükmünde kabul edildiğini, tapu kaydının mülkiyeti kazandıran bir belge niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile belirlenen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu işlemlerin Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığından husumetin o kuruma yöneltilmesi talep ettiklerini, evveliyatı orman olduğu tespit edilen ve davacı tarafından da kabul edilen taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağından satışının da mümkün olamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte taşınmazın davacıya satıldığı tarihte evveliyatının orman olduğunun bilinmesi alıcı ve satıcı için kanun hükmü gereği olduğunu, ormanların özel mülkiyete konu olması, devir ve temliki hukuki sonuç doğurmayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminatın belirlenmesinde dava tarihinin esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapusunun elden çıktığı davanın kesinleşme tarihinde ortaya çıkmış ve davacıya dava açma hakkı doğduğunu ve kesinleşme tarihindeki taşınmaz değeri üzerinden yasal faiz uygulanması gerekirken tazminat bedelinin dava tarihindeki taşınmaz değeri üzerinden belirlenmesinin Hazineye külfet oluşturduğunu, taşınmazın ürün getirisinin dava tarihindeki verilere göre belirlenmesinin ve değer hesabında dava tarihindeki verilerin dikkate alınmasının ve objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan keşif ve uzman bilirkişi heyetinden alınan raporlardan taşınmazın arazi niteliğinde kabul edilmesi ile dava tarihi esas alınarak gelir metoduna göre değerinin tespit edilmiş olmasının doğru bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özelliklerde gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %100 uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, 05.07.2023 tarihi itibarıyla 263,08 TL/m² olarak belirlenen metrekare birim fiyatı bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, mahkeme kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 12... parsel sayılı 16.081,91 m² yüz ölçümlü arazi vasıflı taşınmazın davacı adına 23.10.2019 tarihinde satış yolu ile tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/289 Esas, 2022/330 Karar sayılı 09.09.2020 tarihli ilamı ile taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 16.05.2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 05.07.2023 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Tarım arazisi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17785, K. 2026/8594, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17785-e-2026-8594-k-604f2116227f