Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2710 E. 2026/12577 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2710
- Karar No
- 2026/12577
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2332 Esas, 2025/1681 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/286 Esas, 2024/703 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ..., ... Mahallesi 999 (yeni 1 59... ) parsel sayılı 171.927,04 m² yüz ölçümündeki taşınmaza satış işlemi ile malik olduğunu, 2022 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında yüz ölçümünün düzeltildiğini, taşınmazın yüz ölçümünde azalma ve zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL tazminatın dava tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3 uygulanması gerektiğini, münavebe ürünlerinin verim ve fiyatları düşük, masraflarının ise yüksek alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, hükmedilen bedele faiz işletilmesinin yerinde olmadığını, davacı lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazdaki payı satın aldığında taşınmazın tapudaki alanın 171.927,04 m² olduğu, ancak 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 134.908,78 m² hesaplandığı, kadastro güncelleme çalışmalarının 12.04.2023 tarihinde kesinleştiği, aldırılan fen bilirkişi raporunda bu farkın oluşmasına sebep olan hatanın tapulama çalışmalarına ait yıllardaki teknolojik imkansızlıklara bağlı olarak planimetre hesaplamasından kaynaklandığının bildirildiği, bu durumun davacıdan kaynaklı olmadığı, davacının tapu kaydındaki diğer nitelikler gibi ölçüm değerlerine de güvenin korunması zorunlu olduğu, sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu eski 510 parsel sayılı 172.800,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın 1973 tarihli tapulama tutanağının 1/2 hissesi davacının babası adına kayıtlı olduğu, babasının ölümüyle intikal işlemi yapıldıktan sonra bir kısım tapu maliklerinin paylarını da satın alarak taşınmazın 3/4 hissesine malik olduğu, 09.12.2016 tarihli ifraz işlemi ile eski 999 parsel sayılı taşınmazın 171.927,04 m² olarak tescil edildiği, Tapu Müdürlüğünün 07.04.2022 tarihli işlemi ile 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince teknik hataların düzeltildiği ve taşınmazın 134.908,78 m² olarak tescil edildiği, alınan raporlara göre yüz ölçüm farkının hesap hatasından kaynaklandığı, eldeki davanın ise 31.05.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamından; tazminat isteğine dayanak taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesiyle 1973 tarihinde tapu kaydının oluştuğu ve çaplı krokiye bağlandığı, o tarihten bu yana taşınmazın fiilen kullanım sınırlarının değişmediği 134.908,78 m²lik yüz ölçümüne sahip olduğu, dava konusu taşınmazın bir kısmının davacının murisinden intikal ettiği, bir kısmının ise bir kısım tapu maliklerinden satın aldığı gözetildiğinde 171.927,04 m²lik yüz ölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağını ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte olmadığı, 171.927,04 m²lik yüz ölçümü ile 134.908,78 m²lik yüzölçümü arasındaki farkı bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla davacının dava konusu taşınmazın 37.018,26 m²lik kısmı yönünden açmış oldukları işbu davada 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.