Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17314 E. 2026/9541 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17314
- Karar No
- 2026/9541
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1876 Esas, 2025/2412 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 75... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin kimliğinin sahtesi çıkartılmak sureti ile davalı...'a satış yapılarak devredildiğini, bu satıştan sonra, olay hakkında baştan beri bilgisi olan diğer davalı ...'a taşınmazın bir kısmının mahkeme aracılığı ile ifraz yoluyla devredildiğini, müvekkilinin uzun zamandır ...'ta bulunmadığını, bu olayda davalı tarafların iyiniyetli olmadığını iddia ederek, sonradan ifraz yoluyla parsel numarası değişmiş olan iki ayrı parsel olan taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talep kabul edilmez ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın değerine göre tespit edilecek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalı Maliye Hazinesinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hazine'nin söz konusu zarardan herhangi bir kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığını, zararın tapu sicilinin tutulmasından değil, üçüncü kişilerin sahte kimlik ve belgeler kullanarak yaptığı hukuka aykırı eylemlerden kaynaklandığını bu nedenle kusursuz sorumluluk hükümlerine göre dahi illiyet bağının kesildiğini ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına rağmen alacak miktarının belirlenebilir nitelikte olduğundan bu dava türünün hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, değerin fahiş şekilde yüksek belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu iptali tescile yönelik talebinin reddine karar verilmesi ile taşınmazı elinden yolsuz olarak çıkan davacı için 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde düzenlenen tazminat şartlarının meydana geldiği, zamanaşımı süresinin tapu iptali tescil davasının kesinleşme tarihinden başlaması nedeniyle davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde olmadığı, dosyaya kazandırılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/418 Esas, 2015/91 Karar sayılı dosyasında ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 76... parsel için açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat dosyasının incelenmesi ile dava konusu taşınmazın 2014 yılında arsa olarak değerlendirildiği, dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde dava konusu taşınmazın arsa vasfı kabulü ile davacının talebi gibi taşınmazın elden çıktığı tarihteki değerinin usul ve kanuna uygun bilirkişi heyetince belirlenmesinin doğru olduğu gözetilerek istinaf edenin sıfatına göre itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.