İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/415 E. 2026/532 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/415
Karar No
2026/532
Karar Tarihi

T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/415 Esas KARAR NO : 2026/532 ................. ................... ....................... ........................... .............................. ...................................

DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 20/05/2026 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 KARAR Y. TARİHİ : 29/06/2026

...'nin 14/05/2026 tarih, 2026/104 D. İş sayılı kararı ve tevzi bürosunun 20/05/2026 tarihli harçlandırma formu ile Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı...vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ......... İnşaat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanlı ve ....... merkezli şirket kurulacağını, müvekkilinin bu şirketin kuruluşu aşamasında maliki ve paydaşı olduğu İstanbul ili, .......... ilçesi, ......... mah. 153 ada 86 parselde kayıtlı 3771/4360 hissesini ayni sermaye koymayı planladığını, söz konusu taşınmazın şirket sermayesine ilave edilebilmesi amacıyla gerçek değerinin uzman bilirkişilerce tespit edilemsi gerektiğini beyan ederek müvekkili tarafından kurulacak olan ......... İnşaat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ayni sermaye olarak konulabilmesi için İstanbul ili, .......... ilçesi, ......... mah. 153 ada 86 parselde kayıtlı 3771/4360 hisse gerçek değerinin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER: Kurulacak şirkete sermaye olarak konulması istenilen taşınmazın tapu kaydı....... tapu Müdürlüğünden istenilmiş; 05/06/2026 tarihli cevabi yazı ile tapu kaydı mahkememize gönderilmiştir. Dava konusu İstanbul ili, .......... ilçesi, ......... mah. 153 ada 86 parselde kayıtlı 3771/4360 hisseye ilişkin tapu kayıtlarının incelenmesinde; taşınmazın 3771/4360 hissesinin ...'e ait olduğu, tapu kaydının beyan kısmında "Malik bizzat gelmeden tasarrufi işlem yapılamaz. (Elektronik sistem üzerinden yukarıda belirttiğim hisselerim üzerine tapu müdürlüğüne bizzat gitmeden tasarrufu işlem yapılmamasına yönelik belirtmenin tesis edilmesini, bu belirtme kaldırılmadan hissem üzerinde hiçbir şekilde vekaleten işlem yapamayacağımı, bu belirtmenin mahkemeler, icra müdürlükleri ile diğer kamu kurumlarından gelen taleplerin karşılanmasına engel teşkil etmediğini ve bu belirtmenin kaldırılması için bizzat talebimin olması gerektiğini bildiğimi, belirtmenin tüm sonuçlarını kabul ettiğimi kabul ve taahhüt ederim." ".......... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih 2017/238 ESAS sayılı Mahkeme Müzekkeresi numaralı dosyasında davalıdır" şerh kısmında ise "İhtiyati Tedbir: .......... 2.asliye Hukuk Mahkemesi nin 06/03/2026 tarih 2022/108 ESAS sayılı Mahkeme Müzekkeresi sayılı yazıları ile (Açıklama: ... adına kayıtlı 3771/4360 hissedeki ihtiyati tedbirin %80 i üzerinden kaldırılıp %20 si üzerinden ihtiyati tedbirin devamına karar verilmiştir." denildiği görülmüştür. ....... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 04/06/2026 tarihli cevabi yazısında ......... İnşaat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 04/05/2026 tarihinde kurulduğunun belirtildiği görülmüştür. Taşınmazın tapu kaydında tedbir kaydının olduğu görülmekle, mahkememizce ihtiyati tedbir kararlarının mahkememize gönderilmesi için....... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine yazı yazılmış; Mahkemenin 17/06/2026 havale tarihli cevabi yazısında söz konusu cevabi yazı ekinde 05/03/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin %80'i üzerinden konulan tedbirin ve davalıdır şerhinin kaldırılmasına, % 20'si üzerinde ihtiyati tedbirin devamına bu hususta....... Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ilişkin karar verildiği görülmüştür.

Mahkememizin 19/06/2026 tarihli yazısı ile 2022/108 sayılı dosyasında verilen tüm ihtiyati tedbir kararlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .......... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/06/2026 tarihli cevabi yazısı ile mahkemenin 2022/108 esas sayılı dosyasının bozma öncesi esası olan 2017/238 esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararları da 2017/238 esas sayılı dosyasından gönderileceği bildirilmiş ve 24/06/2026 ve 29/06/2026 havale tarihli cevabi yazıları ile mahkemenin 2022/108 esas sayılı dosyasından tedbirle ilgili tüm kararların gönderilmesinin istenildiği, mahkemenin 2022/108 esas sayılı dosyasından tedbirle ilgili tüm bilgiler gönderildiği, 2022/108 esas sayılı dosyası bozma öncesi olan iş bu dosyadan ihtiyati tedbirle ilgili de tüm kararlar yazı eklerinde mahkememize gönderildiği belirtilmiştir.

.......... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/238 E, (bozma sonrası 2022/108) sayılı dosyasının 29/06/2026 havale tarihli cevabi yazıları ve eklerinin incelenmesinde; davanın .................... tarafından davalılar .............ve ... aleyhine tapu iptali ve tescil istemiyle açıldığı, mahkemenin 26/07/2017 tarihli ara kararı ile İstanbul ili, .......... İlçesi, ......... Mah. 1757 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davalı ...'in 3771/4360 hissesine HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince YARGILAMA SÜRESİNCE 3. KİŞİLERE DEVİR, TEMLİK VE TESCİLİNİN ÖNLENMESİ AÇISINDAN dava değerinin %20'si olan 44.000,00.-TL nakdi teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, davalı...yanın bahsi geçen ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine mahkemenin 12/11/2020 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği ve 2017 yılında açılan davanın halen derdest olduğu görülmüştür. Bozma sonrası 2022/108 Esas sayılı dosyasında mahkemesince yapılan yargılamada davalılar vekilinin talebi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının "Dava konusu ......... Mah. Eski 1757 yeni 153 ada 86 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 3771/4360 hissedeki ihtiyati tedbirin %80'i üzerinden konulan tedbirin ve davalıdır şerhinin kaldırılmasına, %20'si üzerinden ihtiyati tedbirin devamına, bu hususta....... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, " şeklinde değiştirildiği ve tedbirin taşınmaz tapu kaydında halen devam ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep hukuki niteliği itibari ile; sermaye şirketine ayni sermaye olarak konulacak malvarlığı unsururun değerinin bilirkişi marifetiyle tespiti istemine ilişkin olup, talebin kanuni dayanağını TTK'nın "Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı" unsurları başlıklı 342. maddesi ile "Değer biçme" başlıklı 343. maddesi hükümleri karşılamaktadır. Türk Ticaret Kanununda önceki Ticaret Kanunundan farklı olarak, üzerlerinde sınırlı ayni bir hak veya tedbir bulunmayan malvarlığı unsurların ayni sermaye olarak kabul edilmesine yönelik yasal düzenleme sermayenin ve alacaklıların korunması amacına hizmet etmektedir., (Doç. Dr. Çağlar Manavgat/ Prof. Dr. İsmail Kırca/ Doç. Dr. Feyzan Hayal Şehirali Çelik, Anonim Şirketler Hukuku, Cilt 1, ....... 2013, sayfa 352) Her ne kadar öğretide değer tespit edilirken kanun koyucu tarafından yasaklama yönteminin tercih edilmesi eleştirilmiş ise de artık önceki TTK'dan farklı olan 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesi gereği taşınmaz üzerinde herhangi bir tedbir veya haciz bulunmaması gerekmektedir. Talep konusu taşınmazların tapu kayıtları dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde; taşınmazın davacının malik olduğu 3771/4360 hissesinin %20 si üzerinden ihtiyati tedbirin üçüncü kişilere devir, temlik ve tescilini önleyici ihtiyati tedbir şerhi bulunduğu bunun yanında ayrıca tapu kaydında....... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/238 Esas sayılı dosyasında "davalıdır" beyanının bulunduğu diğer bir ifade ile başka bir tedbirin daha olduğu görülmüştür.

Tedbir kısmen ya da tamamen olarak ayrılmamış ve taşınmaz üzerinde hiç bir tedbir bulunmaması koşul olarak öngörülmüştür. Yani tedbirin bulunması taşınmazın üçüncü kişilere devrini, temlikini ve tescilini önleyen ve kanun koyucu tarafından yasaklanmış bir durumdur. (Prof. Dr. Ömer Korkut, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt 2, (Editör: Prof. Dr. Kemal Şenocak-, ....... 2023, sayfa 1507). Yargısal içtihatların bir kısmı tapu kaydına "davalıdır" şerhi verilmesinin hukuki anlamda bir ihtiyati tedbir olduğu, (HMK m.391, TMK m.1010). (İstanbul BAM, 14. HD., E. 2021/1868 K. 2021/1280 T. 21.10.2021.) ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2022 tarihli, E. 2021/8606, K. 2022/2316 sayılı kararında; “davalıdır” şerhinin, taşınmazın devrini ve ekonomik tasarrufunu fiilen sınırlayan etkileri nedeniyle ihtiyatî tedbir niteliğinde sonuçlar doğurduğu kabul edilmekle birlikte hukuki anlamda ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olmadığı kabul edilen yargısal içtihatlar da bulunmaktadır.( Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.07.2017 tarihli 2016/28553 E., 2017/10126 K. sayılı kararı). Ancak mahkememizce "davalıdır" beyanı ihtiyati tedbir olarak kabul edilmemekle birlikte kanun yoluna tabi olmayan bir geçici muhafaza tedbiri olarak kabul edilmiştir. Öte yandan kurulacak şirkete mülkiyetin intikali bakımından belirlenen taşınmaz üzerinde külli halefiyet ve devir yasağı ilkeleri gereğince kısmen de olsa hiçbir tedbirin bulunmaması gerektiği kanun hükmüdür. Pay sahibi sermaye koyma borcunu taşınmaz gibi ayın olarak taahhüt etmiş ise bunun kısmi olarak ifası mümkün değildir. Dolayısıyla ayın karşılığı değerler bir defada ve tamamı tescil, kayıt ve teslim edilmelidir. (Prof. Dr. Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt 2, ....... 2018, sayfa 1970). Diğer taraftan dava dilekçesinde kurulacağı belirtilen ......... İnşaat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanlı şirket sözleşmesinin "Sermaye" başlıklı 6. maddesinde değerinin biçilmesi istenilen taşınmazın sermaye olarak konulduğu da belirtilmemiştir.

Ayni sermaye konulacak varlıklar şirket sözleşmesinde yer almalıdır. (Prof. Dr. Reha Poroy/ Prof. Dr. Ünal Tekinalp/ -Prof. Dr. Ersin Çamoğlu-, Ortaklıklar Hukuku II, İstanbul 2019, sayfa 408, N. 1650c) . TTK'nın 342. maddesine göre, üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve TEDBİR BULUNMAYAN, nakden değerlendirilebilen MAL VARLIĞI UNSURLARI AYNİ SERMAYE OLARAK KONULABİLECEK OLUP, ayni sermaye olarak konulması talep edilen taşınmaz üzerinde, üçüncü kişilere devri ve tescilini engelleyen kısmen de olsa ihtiyati tedbir şerhi bulunduğu ve tedbir şerhinin de henüz kaldırılmadığı, ayrıca bu ihtiyati tedbirden başka taşınmaz üzerinde davalıdır şerhi ile ayrı bir tedbir daha bulunduğu anlaşıldığından taşınmaz üzerinde birden fazla tedbir bulunduğu diğer bir ifade ile sermaye borcu olması talep edilen taşınmaz üzerinde "tedbirlerin bulunduğu" keza dava dilekçesinde kurulacağı bildirilen ......... İnşaat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sözleşmesinde değerinin biçilmesi istenilen taşınmazın sermaye başlıklı 6. maddesinde belirtilmediği, keza şirketin dava tarihinden (14/05/2026 tarihi) önce 04/05/2026 tarihinde kurulduğu ve dava tarihinde aktif bir şirket olarak faaliyetine devam ettiği anlaşılmakla TTK'nın 342 vd. maddelerinde belirtilen koşulları bu aşamada oluşmadığı anlaşılan ayni sermaye tespiti davasının reddine karar vermek, TTK m. 343 hükmünde mahkemenin onayladığı bilirkişi kararının kesin olduğu belirtildiğinden iş bu davanın reddi hükmüne karşı istinaf kanun yolu açık olarak aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı...tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı...tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/06/2026 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/415, K. 2026/532, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-415-e-2026-532-k-c4d56a26f33a