Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6643 E. 2026/3027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6643
- Karar No
- 2026/3027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2179 E., 2024/1336 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/470 E., 2022/77 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 258 16... parsel sayılı 564 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 418/564 hissesinin Hazine adına kayıtlı olup, 21/564 hissesinin 1990 yılından beri ...'in, 64/564 hissesinin 1990 yılından beri ...'in, 12/564 hissesinin 1999 yılından beri ...'ın kullanımında olduğu, 321/564 hissesinin kullanımsız olduğu" şerhi yazılarak, arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 258 16... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan kullanım şerhinin iptali ile müvekkilinin kullanıcı olduğunun şerhini talep etmiştir. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 258 16... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcı olduğunun tespiti ve beyanlar hanesine şerhini talep etmiş; bilahare, yargılama sırasında kullanımsız olan 321/564 hisseye dava açtıklarını belirtmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu yerin 25 yıldır zilyetliğinde olduğunu ve içerisinde zeytin ağaçları bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ...'nin, ablası ... ve annesi ile birlikte 1990 yıllarında, 14.04.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (M) harfi ile gösterilen ve griyle boyanmış kısımda ev yaptıkları, sonrasında bu evin 2005 yıllarında yandığı, davacının ve ailesinin evlerinin yanmasından sonra taşınmazı bir daha kullanmadıkları, zilyetliklerini terk ederek sonlandırdıkları, birleşen dosya davacısı ...’in ise dava konusu taşınmaz üzerinde 1996 yıllarında, 14.04.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen ve sarıyla boyanmış kısımda ev yaptığı, sonrasında bu evin 2005 yıllarında davacı ve ailesinin inşa ettiği ev yanmadan önceki bir tarihte belediye ekiplerince yıkıldığı, birleşen dosya davacısının da evinin yıkılmasından sonra dava konusu taşınmazı bir daha kullanmadığı, zilyetliğini terk ederek sonlandırdığı, zilyetliğin sona ermesinden yıllar sonra yapılan kadastro çalışmaları sonucu düzenlenen tutanakta davacının ve birleşen dosya davacısının zilyetliğinin tespit edilmemiş olmasında bir hata bulunmadığı..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacıların 31/12/2011 tarihi öncesinden başlayan ve tespit tarihine kadar devam eden kullanımlarının bulunmadığının anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, dava konusu arsa üzerine yapılan ev, ödenen vergi ve ecrimisillerin mahkeme tarafından dikkate alınmadığı, müvekkilinin kullanımını hiçbir zaman sona erdirmediğini, fiili hakimiyetinin devam ettiğini, yangın olana kadar taşınmazı ev ve bahçe olarak kullandığını, halihazırda da kullanmaya devam ettiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; tanık ve yerel bilirkişinin dava konusu taşınmazı müvekkilinin 1996 yılında ...'den satın aldığını ve 1996 yılında ev yaptığını ve bu yerde 2005 yılına kadar evinin bulunduğunu açıkca belirttiği, evin yıkılıncaya kadar bu yeri ev bahçe olarak kullanan müvekkilinin ev yıkıldıktan sonra da kullanımını sona erdirmediğini, müvekkilinin dava konusu yere ecrimisil ve emlak vergisi ödemesi yaptığını, bunların mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ve birleşen dosya davacısının kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.