Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1592 E. 2026/2756 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1592
- Karar No
- 2026/2756
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/796 E., 2025/2539 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2024/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma sırasında, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan 3 52... , 16... parsel sayılı ve sırasıyla, 4.451, 843. 00... .840 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı ada ve parsel numaralarıyla 4.127.89, 706, 79... .612.60 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; sayısallaştırma çalışmaları sırasında müvekkillerine ait 3 52... , 16... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik ve sınırlarının hatalı belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sayısallaştırma çalışmalarının usul ve kanuna uygun olarak yapıldığını ileri sürerek, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1969 yılında ilk tesis kadastrosunun yapıldığını, bilirkişi raporunda bulunan 1971, 1976, 19 98... tarihli hava fotoğraflarında sayısallaştırma çalışmaları ve tesis kadastrosunda ortaya çıkan sınırların birebir olarak uyuştuğu, sınırların geometrik durumu incelendiğinde hep aynı olduğu, güncelleme çalışması ile köşe koordinatlarına göre oluşan hesaplamadaki farkın komşu parsellerden kaynaklı olmadığı, bu farkın teknolojik hesap farkından kaynaklandığı" gerekçesiyle davanın reddine, 3 52... , 16... parsel sayılı taşınmazların sayısallaştırma çalışmasındaki tutanakta olduğu gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "somut olayda, davacılar 26.12.2022 tarihli dava dilekçelerinde sayısallaştırma kadastrosu sırasında kendilerine ait 3 52... , 16... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan sayısallaştırma kadastrosu sırasında hata yapıldığını ve bu hata neticesinde 3 52... , 3 52... , 3 52... ve 3 52... parsel sayılı taşınmazlarda artış meydana geldiği iddiası ile dava açmış ancak sayısallaştırma kadastrosunda açıkça itiraz ettiği anlaşılan 3 52... , 3 52... , 3 52... ve 3 52... parsel sayılı taşınmazlar maliklerini davalı göstermemiş, sadece anılan taşınmazlarda sayısallaştırma kadastrosu yapan Kadastro Müdürlüğünü davalı göstererek eldeki davayı açmıştır.Tüm dosya kapsamına göre, davacıların davasını açarken, sayısallaştırma kadastrosu sırasında, kendi parselleri aleyhine olacak şekilde sınırlarında ve yüzölçümünde değişiklik yapılan taşınmazları açıkça bildirmesi, davasını ve iddiasını, taşınmazların komşu 3 52... , 3 52... , 3 52... ve 3 52... parsellerden kaynaklandığı şeklinde somutlaştırması karşısında; yerleşik Yargıtay kararlarına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre, somut olayda Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek dava açılamaz. Sayısallaştırma kadastrosuna itiraz davalarının, hakları çatışanlar arasında görülmesinin gerekmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) hükümlerine göre dahili dava ya da ıslah yolu ile de olsa dava dilekçesinde davalı gösterilen kişinin, 6100 sayılı Kanun'un hasımda yanılma (davacıların, dava dilekçesinde davalı tarafın yanlış ve eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı) koşullarının gerçekleşmesi hali dışında değiştirilmesinin mümkün olmaması karşısında, Mahkemece davacıların davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, Mahkemece yanlış değerlendirilerek esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davanın davalı ... yönünde pasif husumet yokluğundan reddine, 3 52... , 16... parsel sayılı taşınmazların sayısallaştırma çalışmasındaki tutanakta olduğu gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunu hazırlayan harita mühendisinin aynı zamanda davalı ... bünyesinde kontrol mühendisi olarak görev yaptığını, durumun tarafsızlık ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, raporun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, pasif husumet gerekçesiyle davanın reddini gerektiğini ve kararın güncel Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.