Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1534 E. 2026/2754 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1534
- Karar No
- 2026/2754
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2046 E., 2025/1789 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/19 E., 2025/31 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 12... parsel sayılı 1.161,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazı, 1211 parsel ile birlikte üzerindeki sera ile malik sıfatıyla kullandığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkilinin kullanımındadır şerhinin tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendi fiili zilyetliğinde ve tasarrufunda olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davaya konu kadastro işlemi, tescil harici kalan taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin kadastro çalışmasıdır. Bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde bunun beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Zira özel mülkiyete konu taşınmazlarda kullanım kadastrosu yapılmamış ise zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmamakta olup, taşınmazların kayıtlarına kullanıcı şerhi yazılması ancak kanunlarla özel düzenleme yapılması ile mümkündür. Dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Ek-4 maddesiyle eklenen Ek-4 maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu bulunmadığına göre tutanağın beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda eldeki davanın açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 1 12... parsel sayılı 1.161 m² miktarlı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca edinme sebebinde davalı ... kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde açıkça davalı adına yapılan kullanıcı tespitine itirazı olduğunu bildirmiş olup, tapu kaydının beyanlar hanesine ...'in kullanımındadır şerhinin tesciline karar verilmesini talep etmiş ise de, dava konusu taşınmazda bir kullanıcı tespitinin yapılmadığı, yalnızca kadastro tutanağının edinme sebebinde davalının kullanımından söz edildiği anlaşılmaktadır. Yargılama konusu olayda, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu söz konusu olmayıp, yapılan işlem tescil harici kalan taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin kadastro çalışmasıdır. Bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde bunun beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/13997 Esas ve 2019/6689 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere edinme nedeni sütunundaki bilgiler açıklama niteliğinde olup, adına tespit yapılan kişiler haricindeki şahıslar bakımından bir hak doğurması söz konusu değildir. Böyle bir hakkın doğabilmesi için taşınmazda kullanıcı olunduğunun ya da üzerindeki muhdesatların aidiyetine yönelik bilgilerin kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmiş olması gerekir. Kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan bu nitelikteki şerhlere yönelik olarak dava açılması mümkün olup, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında, bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince de bu gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir husus olmadığı, davacı ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddi yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuş, her ne kadar dava konusu taşınmaza ilişkin komisyon kararı mevcut ise de komisyon kararının davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin olduğu ve tespiti değiştirmediği anlaşılmakla tespit gibi tescil hükmü kurulmuş olmasının kaldırma sebebi yapılmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tespit tutanağının edinme sebebi kısmında davalının adının yazıyor olmasına ilişkin keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları delilleri kullanılarak araştırma ve inceleme yapılmadığını ve verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapılan dava konusu taşınmazda; davacının zilyetlik şerhi talebinin dinlenilip dinlenilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.