Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1535 E. 2026/2755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1535
- Karar No
- 2026/2755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/150 E., 2025/1803 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/458 E., 2023/627 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili Kemer ilçesi Çamyuva Mahallesi çalışma alanında bulunan 5 74... parsel sayılı 21.191,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, taşlık vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlıdır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 5 74... parsel sayılı taşınmazda müvekkiline ait ağaçların olduğu ve taşınmazın 35 yıldır davacının kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkilinin zilyetliğinin şerh verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde davacının herhangi bir kullanımının olmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu ... Mahallesi 5 74... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarının mahkememiz dosyasına gönderildiği görülmüştür. İlgili kayıtlarda Hazinenin herhangi bir zilyetlik tespiti işlemi yapmadığı görülmüştür. Davacı eldeki davası ile Hazineyi zilyetlik tespiti yapmaya zorlamaktadır. Hazine zilyetlik tespiti işlemi yapmaya zorlanamayacaktır. Bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu 5 74... parsel sayılı taşınmazın 813 parselden geldiği ve taşlık niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu, geldi parselinin 21.11.1979'da ıslah sonucu dereden kazanılan taşlık hali arazi niteliği ile Hazine adına idari yoldan tescil edildiği, tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazların 2/B niteliğinde olduğuna yönelik bir belirleme bulunmadığı gibi, UYAP sisteminde bulunan tapu ve kadastro müdürlüklerinden gönderilen evraka göre dava konusu taşınmazın 2. madde veya 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile getirilen Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosunun bulunmadığı, yine bu kapsamda güncelleme tutanağı veya güncelleme listesinin de düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz üzerinde kullanım veya güncelleme kadastrosu yapılmamış olmasına göre zilyetliğin tespiti ve tapunun beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin verilmesine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının bir an için 4706 sayılı Kanun'dan yararlanmak amacıyla eldeki davayı açtığı kabul edilse dahi, davacı tarafından çekişmeli taşınmazın 2021 yılında satışının talep edilmesi üzerine Milli Emlak Müdürlüğünün 13.09.2021 tarihli yazısının incelenmesinde; dava konusu taşınmazın dere metrukatı olduğu ve ..... taşkın kesiti içinde kaldığından satışının mümkün olmadığının bildirildiği, bu kapsamda zilyetliğin tespit edilmesinin bu Kanun kapsamında bir amaca hizmet edeceğinin de dosya kapsamıyla ispat edilmediği, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince sonucu itibarıyla davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; taşınmazın dere yatağı olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, zilyetlik olgusunun araştırılmadığını, Hazine adına dereden kazanım şeklindeki idari tescilin irdelenmediğini, usul ve kanuna aykırı karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine davacı lehine zilyetlik şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.