Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5117 E. 2026/3070 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5117
Karar No
2026/3070
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/911 E., 2024/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2024/102 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 47... ve 41, 2 61... , 2 63... , 25, 38, 214, 2 28... , 2 64... ve 53 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, davacının ve dava dışı üçüncü kişilerin zilyetliğinde bulunduğu, ancak birinci derece doğal sit alanında kaldıkları ve 5226 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu İle Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu’nun (5226 sayılı Kanun) 5. maddesi ile 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863 sayılı Kanun) 11. maddesine istinaden zilyetlik yoluyla tespitlerinin yapılamayacağı, Yeşildağ/Kömürcü Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 94... , 3 05... ve 43, 3 09... ve 3 69... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazların ise davacının ve dava dışı üçüncü kişilerin zilyetliğinde bulunduğu, ancak sit alanında kaldıkları ve 5226 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesine istinaden zilyetlik yoluyla tespitlerinin yapılamayacağı belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekilleri dava dilekçesinde; ... Mahallesi 2 61... ; 2 47... , 40; 2 63... , 25, 214, 276, 38... , 2 64... , 53, 3 05... , 3 69... , 3 05... , 3 09... ve 2 94... parsel sayılı taşınmazların 2863 sayılı Kanun uyarınca Kültür ve Tabiat Varlıkları ile bunların korunma alanları ve sit alanlarının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyecği anlamında yorumlanarak Hazine adına tespit görüp kesinleştiğini, bu çalışmalara ilişkin tespit tutanaklarında zilyet olarak müvekkilinin gösterildiğini, 2863 sayılı Kanun'un 5663 sayılı Kanun ile değişik geçici 7. maddesi uyarınca taşınmazların zilyetlikle iktisap edilebileceğini, dava konusu taşınmazların zilyedi bulunan maliki evvellerinin zilyetlikleri ile birlikte müvekkilinin zilyetliğinin 70-80 yıla dayandığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu (2873 sayılı Kanun) ve 2863 sayılı Kanun kapsamında milli park olarak ilan edilen Beyşehir Gölü Milli Parkı sınırları içerisinde ve doğal sit alanında kalan taşınmazların zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasını ve tapuya tescilinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2016/609 Esas ve 2020/282 Karar sayılı kararı ile 2 94... parsel sayılı taşınmazın 723,88 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisine göre göl etkisinde kaldığı, bu taşınmazın 10.690,28 m²lik kısmının ve dava konusu diğer taşınmazların milli park edildiği 1993 yılına kadar 37 yıl boyunca davacının doğrudan ve eklemeli zilyetlik ile zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine 2 47... ve 41; 2 61... ; 2 63... , 25, 38, 214, 2 28... ; 2 64... ve 53; 3 05... ve 43; 3 09... ve 3 69... parsellerin tamamının Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tescillerine, 2 94... parselde kayıtlı taşınmazın 723,88 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından 723,88 m²lik kısım yönünden davanın reddi ile kalan 10.690,28 m²nin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/696 Esas ve 2020/726 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.4 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi’nin 16.02.2022 tarihli ve 2020/694 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile 2 94... parsel sayılı taşınmazın 723,88 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisine göre göl etkisinde kaldığı, bu taşınmazın 10.690,28 m²lik kısmının ve dava konusu diğer taşınmazların milli park edildiği 1993 yılına kadar 37 yıl boyunca davacının doğrudan ve eklemeli zilyetlik ile zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine 2 47... ve 41; 2 61... , 2 63... , 25, 38, 214, 2 28... , 2 64... ve 53, 3 05... ve 43, 3 09... ve 3 69... parsellerin tamamının Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tescillerine, 2 94... parselde kayıtlı taşınmazın fen bilirkişisi Kadir Yaman'ın 08.10.2018 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızıya boyalı 723,88 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından 723,88 m²lik kısım yönünden davanın reddi ile kalan 10.690,28 m²nin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2022/714 Esas ve 2022/962 Karar sayılı kararı ile orman bilirkişisi tarafından kaldırma ilamında belirtildiği gibi kesinleşmiş orman kadastro haritasının, fen bilirkişisi eşliğinde kadastro paftasına çakıştırılmadığı, hava fotoğrafından faydalanılmadığı, orman parseli ile komşu olmayan parseller hakkında rapor verildiği, ziraat bilirkişi kurulu tarafından 2 63... , 2 63... parselin yüzölçümleri eksik yazılıp dava değerinin eksik hesaplandığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-a.4 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlardan 2 94... parsel sayılı taşınmazın 723,88 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisine göre göl etkisinde kaldığının tespit edildiği, taşınmazların... edildiği, 1993 yılına kadar 37 yıl boyunca davacının doğrudan ve eklemeli zilyetlik ile zilyetliğinde olduğu, taşınmazların 2863 sayılı Kanun'un 11/1 maddesi kapsamında yer almadıkları, orman veya mera olmadıkları, zilyetlik ile kazanımlarının mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine Konya ili ..., 2 61... , 2 47... ve 41, 2 63... , 25, 214, 2 28... parseller Konya ili .../Kömürcü Mahallesi 3 05... ve 43, 3 09... ve 3 69... parsellerin tamamının Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tescillerine, taşınmazların "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olduğuna ilişkin şerhin tapu kaydı beyanlar hanesine işlenmesine, ...2 64... parsel sayılı taşınmazın tamamının Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın fen bilirkişisinin 09.10.2022 havale tarihli raporunda (D) harfi ile gösterilen 3.935,14 m²lik kısımına "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olduğuna ilişkin şerhin tapu kaydı beyanlar hanesine işlenmesine, ...2 63... parsel sayılı taşınmazın tamamının Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 09.10.2022 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 2.075,95 m²lik kısımına "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olduğuna ilişkin şerhin tapu kaydı beyanlar hanesine işlenmesine, ...2 64... parsel sayılı taşınmazın tamamının Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, ... Mahallesi 2 94... parselde kayıtlı taşınmazın fen bilirkişisinin 08.10.2018 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızıya boyalı 723.88 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından 723,88 m²lik kısım yönünden davanın reddi ile kalan 10.690,28 m²nin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olduğuna ilişkin şerhin tapu kaydı beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ormanla sınır olan taşınmazların eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında açık alanda bulunup kesinleşmiş orman sınırı dışında kaldığı, orman sayılmayan, 26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile... sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik değerlendirmeyle hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye itibar edildiğini, dava konusu taşınmazların yalnızca birinci derece doğal sit alanında olmaları yönü nazara alınarak mülkiyete konu edilip edilmeyeceği değerlendirildiğini, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin birinci derece doğal sit alanında bulunması değil aynı zamanda... sahası içinde kalması olduğunu, mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edildiğini ve eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını ve 2873 sayılı Kanuna aykırı olarak hüküm kurulduğunu, taşınmaz üzerinde beyanlar hanesine "korunması gerekli Kültür varlığıdır." hususunun gösterilmesine şeklinde hüküm kurulduğunu, korunması gerekli kültür varlığı olması hususunun zilyetlikle kazanıma engel iken taşınmazın hem özel mülkiyete konu olacak şekilde hüküm verilmesi ancak tapu kaydına bu şekilde beyan şerhi düşülmesinin de çelişkili olduğunu, hükme esas alınan raporlarlarda görev ve tevdii amacı aşılarak hukuki tespit ve yorumlarda bulunulduğunu, bilirkişilerce 2873 sayılı Kanun bakımından tespit ve değerlendirmeler yapılmadığını, 2863 sayılı Kanun'un 5663 sayılı Kanun ile değişik geçici 7. maddesinin yalnızca doğal sit alanı ve üçüncü derece arkeolojik sit alanı içinde bulunan taşınmazlar bakımından geçerli olduğunu, oysa dava konusu taşınmazların aynı zamanda ... Parkı Koruma sahası içinde kaldığından bu yasal değişiklik kapsamında olmadığını, taşınmazlar yeni hali ile... sınırları dışına çıkarılmış olsa da zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, müvekkili idarenin yargılama gideri ve karşı yan vekâlet ücretine mahkûm edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5117, K. 2026/3070, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5117-e-2026-3070-k-7233796d5508