Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5061 E. 2026/2624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5061
Karar No
2026/2624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/118 E., 2024/262 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 6831 sayılı Kanun'a göre yapılıp 21.11.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B madde uygulaması çalışması, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi gereğince yapılıp 18.01.2007 tarihinde ilân edilip kesinleşen 4999 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince fenni hataların düzeltilmesi çalışması ve 01.05.2007 yılında kesinleşen arazi kadastrosu bulunmakta olup, arazi kadastrosu sonucunda Antalya ili ... ilçesi ... köyü 3 00... parsel sayılı 6.091,21 m² yüzölçümlü taşınmaz 20 yılı aşkın bir zamandır nizasız fasılasız malik sıfatıyla ... tarafından kullanıldığı gerekçesiyle tarla vasfıyla davalılar adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... köyü 3 00... parseldeki taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu halde davalılar adına tespit gördüğünü, tespitin hatalı olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesi savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2009/267 Esas ve 2012/369 Karar sayılı kararı ile davalılar açısından kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Antalya ili ... ilçesi ... köyü 3 00... parseldeki taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve 2015/13600 Esas, 2017/3712 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile ve çelişkili bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulduğu, 25.09.2009 tarihli keşfe katılan ziraatçı bilirkişinin taşınmazın en az 25... yıldır ekilip dikildiğine dair hiçbir belirtiye rastlanmadığı, taşınmazda imar-ihya çalışması yapılmadığının beyan edilmesine rağmen, 31.05.2011 tarihli keşfe katılan ziraatçı bilirkişinin ise taşınmazın buğday ekili olduğu, taşınmazda 5 ve 6 yaşlarında 8 adet ceviz ağacı bulunduğunu, taşınmazda imar-ihya çalışmalarının takriben 40 yıl önce başlatıldığı, emek ve masraf ile imar-ihyanın 35... yıl öncesinde tamamlanmış olduğunun belirttiği ve hava fotoğrafı incelemesi yapılmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mehkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasından sonra yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2017/255 Esas, 2020/19 Karar sayılı kararı ile 08.08.2019 tarihli raporda (B) harfiyle gösterilen 4.064,45 m²lik kısım yönünden davalılar açısından kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanma koşullarının oluşmadığı, (A) harfiyle gösterilen 6.092,21 m²lik kısım yönünden davalılar açısından 3402 sayılı Kanun'un 14... . ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince aranan şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve 08.08.2019 tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen 6.092,21 m²lik kısım yönünden davanın reddine taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve 08.08.2019 tarihli raporda (B) harfiyle gösterilen 4.064,45 m²lik kısım yönünden davanın kabulü ile davacı ... adına hali arazi vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın sonuna şerh edilen 14.02.2020 tarihli tavzih kararı ile kurulan hükmün tescile açık olmadığı gerekçesiyle hükmün 1. maddesinin; "Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3 00... parsel sayılı taşınmazın 08.08.2019 tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen 4.064,45 m²lik kısım yönünden davanın reddi, (B) harfiyle gösterilen 2027,76 m²lik kısım yönünden davanın kabulü ile (B) harfiyle gösterilen 2.027,76 m²lik kısmın tapu kaydının iptal edilerek davacı ... adına tapuya tesciline…" şeklinde tavzihine karar verilmiş, davacı ... vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 01.11.2023 tarihli ve 2021/12608 Esas, 2023/5720 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kısa karar ile gerekçeli kararda da kısa kararla çelişki oluşturmayacak şekilde hüküm kısmının birinci fıkrasında kısa kararı aynen tekrarla hüküm kurulduktan sonra, davalılar vekilinin talebi üzerine, 14.02.2020 tarihinde kurulan hükmün tescile açık olmadığı belirtilerek, tavzih şerhi verilmek suretiyle düzeltme yapıldığı ancak İlk Derece Mahkemesince bu şekilde, hükümde harflendirme ve yüzölçümleri (m²ler) arasında tamamen değişiklik yapacak ve kısa kararla ciddi anlamda çelişki oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında değişiklik yapılmasının usul ve kanuna uygun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince, çelişkileri giderecek şekilde, infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tanıkları ve mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın davalıya ait olduğunu, öncesinde de murisine ait olduğunu zilyetliğin 60... yıla dayandığını, taksim sonucu taşınmazın davalıya isabet ettiğini belirtmiş iseler de ilk keşifte alınan fen bilirkişisi raporu, son keşifte alınan ve hükmü esas alınan bilirkişi raporunda 1989 tarihli gizli memleket haritasında dava konusu taşınmazın her iki bölümünün de ibreli ağaç sembolü ile gösterildiği, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşı da dikkate alındığında tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının resmi veriler ile uyuşmadığı, gizli memleket haritasında taşınmazın 1989 yılında orman olarak gösterildiği, oysaki tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalı ve babası Mustafa'nın zilyetliğinin 60... yıla dayandığı şeklinde beyanların yer aldığı, bu beyanların gizli memleket haritasındaki veriler ile uyuşmadığı, dolayısıyla tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilemeyeceği, davalı tarafın taşınmazın imar-ihya edildiği konusundaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla taşınmazın tapu kaydının tümüyle iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne davaya konu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 00... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının davacı ... adına tapuya tesciline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay ilamı ile diğer temyiz sebeplerinin incelenmediğini ve davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğurduğunu, İlk Derece Mahkemesince usulü kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, İlk Derece Mahkemesince raporun yok sayılarak karar verilmesinin uygun olmadığını, 1986 yılında açık alan olarak gözüken yerin 1989 yılında ibreli ağaç sembollü yer olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu yerin orman ile ilgisinin olmadığını, davaya konu taşınmazın bir bütün halinde tarım arazisi olduğunu, müvekkil tarafından nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet ve tasarruf edildiğini ve zilyetliğe ara verilmediğini, 1930'lu yıllardan beri kullanıldığını, müvekkili ve murisi tarafından yapılmış teraslama bulunduğunu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığını ve tarım arazisi vasfında olduğunu, davanın 2709 sayılı Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 14... . ile 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde belirtilen şartların davalılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kadastro Hâkimi 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre hükümde infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar verilmesi zorunda olup, davanın tapu iptal ve tescil davası olması nedeniyle öncelikle tapunun iptaline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmaz hakkında tapunun iptaline karar verilmeden doğrundan davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve kanuna uygun olmadığından bozmayı gerektirdiği, ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Yukarıda (IV.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (IV.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki “...taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının davacı ... adına tapuya tesciline,” ibaresinin çıkartılarak yerine “...taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline,” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5061, K. 2026/2624, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5061-e-2026-2624-k-1d6d7201e65e