Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4832 E. 2026/2786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4832
- Karar No
- 2026/2786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1627 E., 2024/929 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/417 E., 2023/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince 2011 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, davacının murisi adına tapuda bulunan kayıtlı eski 784 parsel sayılı 960 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 893,55 m² yüzölçümlü olarak; eski 5221 parsel sayılı 354 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 230,54 m² yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 5219 parsel sayılı 218 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 214,58 m² yüzölçümlü olarak; eski 5218 parsel sayılı 253 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 272,69 m² yüzölçümlü olarak; eski 783 parsel sayılı 1320 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 1.346,79 m² yüzölçümlü olarak; eski 5220 parsel sayılı 129 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 48... parsel numarasıyla 141,91 m² yüzölçümlü olarak ve eski 5222 parsel sayılı 356 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 1 48... parsel numarasıyla 326,63 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde ; uygulama kadastrosuyla müvekkiline ait taşınmaz komşu davalılar adına kayıtlı taşınmazların yüzölçümlerinin arttığını ve sınırlarının değiştiğini belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların uygulama kadastrosundan önceki sınır ve yüzölçümüyle tespit ve tescillerini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalılardan ..., ... ve ... yargılamada alınan beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda taraf teşkili sağlanması amacıyla dava konusu taşınmaza komşu 1 48... sayılı parselin davada taraf olmayan tapu kayıt maliki ... ile ... mirasçıları ..., ... ve ... ile komşu 1 48... parsel tapu maliki ... mirasçılarından eşi ... kızı ...'a davanın yöneltilmesi için davacı tarafa süre verilmiş, komşu parsel maliklerinin tamamı davaya dahil edilmiş, adlarına duruşma günü tebliğ edilmiş bu şekilde taraf teşkili sağlanmıştır. Akabinde Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler istenmiştir. Harita Genel Müdürlüğüne yazılarak; tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tespit edilen hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına getirtilmiştir. Mahkememizce üç kişilik harita mühendislerinden oluşturulan bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılmış, keşif mahallinde mahalli bilirkişi ve tanıklar dinlenmiştir. Mahalli bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorulmuş, gösterilen sabit sınırlar fen bilirkişisine işaretlettirilmiştir. Keşif sırasında hazır bulunan taraflara zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları sorulmuş uzlaşılan ve iddia edilen sınırlar fen bilirkişisine işaretlettirilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda özetle, Ayaş ilçesi hükümet binasınn 1972 yılında yangın çıkmasından kaynaklı, tüm köylerin tapulama evraklarının yanması nedeniyle, dava konusu parsellerin ölçü, sınırlandırma, tersimatının kontrolünün yapılamadığı ifade edilmiştir. Parsele ait sadece tapulama paftalarının kopyası bulunduğundan, 99... no.lu paftalardan yararlanıldığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, dava konusu taşınmazların isabet etitiği, dosyaya kazandırılan 1945, 19 55... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu; Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan yenileme çalışmalarında sabit olarak değerlendirilen eski 5220, 52 21... no.lu parsellerin ara sınırının sabit olmadığı, eski 784 nolu parselin eski 783 ve eski ... no.lu parselle olan ara sınırının sabit olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, eski 783 no.lu parselin eski ... nolu parsel ile olan ara sınırının sabit sınır olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğu, eski 5220 parsel ile eski 5219 parsel ara sınırının sabit olarak değerlendirilmesinin yerinde ve doğru olduğu, eski 5221 parsel ile ... no.lu parsel ara sınırının garaj olarak kullanılan yapı duvarının ara sınır olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Yapılan incelemede 2011 yılında Kadastro Müdürlüğünce yapılan 22/a Yenileme çalışmalarında yapılan sınır tespitlerinden; Eski 7 83... ada 170 parselin 1 48... parsel ile olan ara sınırının, eski 52 22... ada 168 parsel, eski 52 21... ada 166 parsel, eski 52 20... ada 167 parsel ara sınırlarının, Eski 52 18... ada 165 parselin 1 48... parsel ile olan ara sınırının, eski 52 19... ada 164 parselin 1 48... parsel ile olan ara sınırının kısmen mevzuatına uygun yapılmadığı, eski 7 84... ada 171 parsel yönüyle yapılan 22/a yenileme çalışmalarının mevzuatına uygun yapıldığı ifade edilmiştir. Bu belirlemelere göre, rapor eki 8 no.lu krokide mavi renkli gösterilen kısımlar düzeltilmiş sınırlar olup, parsel sınırları bu hatlara uygun hale getirildiğinde; 1 48... parsel yüzölçümünün 253, 03... olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 214, 23... olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 1.230, 88... olarak düzeltilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Rapor eki 8 nolu krokide kırmızı renkli gösterilen kısımlar dengelenerek düzeltilmiş sınırlar olup yeniden yapılan hesaplamalar sonucuna göre; 1 48... parsel yüzölçümünün 352, 32... olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 128, 38... olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 354, 30... olarak düzeltilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu içeriğinde yapılan belirlemeler denetime açık, açıklayıcı ve kaldırma kararı gereklerine uygun olmakla hükme esas alınmıştır." gerekçesiyle, davacının 2021/417 Esas (eski 2016/145 Esas) sayılı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 1 48... (eski 784) parsele ilişkin davanın reddine ilişkin Mahkememizin önceki kararı istinaf edilmemekle kesinleştiğinden bu parsele ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 1 48... (eski 5221) parsele ilişkin asıl ve birleşen Mahkememizin 2019/87 Esas ve birleşen Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/78 Esas sayılı davalarının kabulüne, harita mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisleri tarafından düzenlenen 16.11.2022 havale tarihli rapor ekindeki haritalara göre; 1 48... (eski 5219) parselin 164/A rumuzu ile gösterilen 0,35 m²lik, 1 48... (eski 5218) parselin 165/A rumuzu ile gösterilen 19,66 m² ve 1 48... (eski 783) parselin 170/A rumuzu ile gösterilen 115,91 m²lik bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının iptaliyle, belirtilen rapor ekindeki haritalara ve bilirkişi raporundaki dengeleme planına göre: 1 48... (eski 5219) parselin 214, 23 m²lik olarak, 1 48... (eski 5218) parselin 253,03 m²lik olarak, 1 48... (eski 5221) parselin 352,32 m² lik olarak, 1 48... (eski 5220) parselin 128,38 m² olarak, 1 48... (eski 5222) parselin 354,30 m²lik olarak ve 1 48... (eski 783) parselin 1.230, 88 m²lik olarak yüzölçümleri düzeltilerek tapu siciline tescil edilmelerine ve 16.11.2022 havale tarihli rapor ekindeki haritaların kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararına uyularak taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkemesince eksik belge ve haritalar getirtilerek taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişiler katılımı ile keşif yapılmış, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile harita mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, 16.11.2022 tarihli rapor mahkemece hükme esas alınmıştır. Dairemizce yapılan kaldırma kararından önce alınan Jeodezi ve Fotogrametri Yüksek Mühendisi ve Harita Mühendisinin birlikte düzenledikleri 04.01.2018 tarihli rapor ile hükme esas alınan raporun birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisleri ile Harita Mühendisinden alınan bilirkişi heyeti raporunda; Ayaş İlçesi Hükümet binasının 1972 yılında yangın çıkmasından kaynaklı, tüm köylerin tapulama evraklarının yanması nedeniyle, dava konusu parsellerin ölçü, sınırlandırma, tersimatının kontrolünün yapılamadığını, parsele ait sadece tapulama paftalarının kopyası bulunduğundan, 99... nolu paftalardan yararlanıldığını, dava konusu taşınmazların isabet ettiği, dosyaya kazandırılan 1945, 19 55... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu; Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan yenileme çalışmalarında sabit olarak değerlendirilen eski 5220, 52 21... no.lu parsellerin ara sınırının sabit olmadığını, eski 784 no.lu parselin eski 783 ve eski ... nolu parselle olan ara sınırının sabit olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğunu, eski 783 no.lu parselin eski ... no.lu parsel ile olan ara sınırının sabit sınır olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, eski 5220 parsel ile eski 5219 parsel ara sınırının sabit olarak değerlendirilmesinin yerinde ve doğru olduğunu, eski 5221 parsel ile ... no.lu parsel ara sınırının garaj olarak kullanılan yapı duvarının ara sınır olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, yapılan incelemede 2011 yılında Kadastro Müdürlüğünce yapılan 22/a Yenileme çalışmalarında yapılan sınır tespitlerinden; eski 7 83... ada 170 parselin 1 48... parsel ile olan ara sınırının, eski 52 22... ada 168 parsel, eski 52 21... ada 166 parsel, eski 52 20... ada 167 parsel ara sınırlarının, eski 52 18... ada 165 parselin 1 48... parsel ile olan ara sınırının, eski 52 19... ada 164 parselin 1 48... parsel ile olan ara sınırının kısmen mevzuatına uygun yapılmadığını, eski 7 84... ada 171 parsel yönüyle yapılan 22/a yenileme çalışmalarının mevzuatına uygun yapıldığını, rapor eki 8 no.lu krokide mavi renkli gösterilen kısımlar düzeltilmiş sınırlar olup, parsel sınırları bu hatlara uygun hale getirildiğinde; 1 48... parsel yüzölçümünün 253,03 m² olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 214,23 m² olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 1.230,88 m² olarak, rapor eki 8 no.lu krokide kırmızı renkli gösterilen kısımlar dengelenerek düzeltilmiş sınırlar olup yeniden yapılan hesaplamalar sonucuna göre; 1 48... parsel yüzölçümünün 352,32 m² olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 128,38 m² olarak, 1 48... parsel yüzölçümünün 354,30 m² olarak düzeltilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; mahallinde yapılan keşif, uygulama, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tespit edilen hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları üzerinde 3 kişilik harita mühendisi tarafından yapılan inceleme sonunda düzenlenen rapor ve tüm dosyadaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; 5220, 52 21... no.lu parsellerin müşterek ara sınırlarının yenileme çalışmalarında oluşturulan paftasında sabit sınır olarak gösterilmesine rağmen, fiili durumda sabit sınır olarak değerlendirilecek herhangi bir tesisin bulunmadığı, eski tarihli görüntülerinde de kullanım sınırı tespit edilemediğinden, bu parsellerin tapu alanları ve tapulama paftasındaki sınırlar dikkate alınarak alan dengelemesinin yapılması gerektiği, 29... tarihli ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Kadastro Haritalarının yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/e maddesi gereğince zeminde bulunmayan ve teknik belgelere göre de oluşturulamayan parsel sınırlarını belirlemek üzere ve tesis kadastro sınırları esas alınmak suretiyle yapılan dengeleme planına göre hüküm kurulmasında ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yerel Mahkemece hüküm tesis edilirken dosyaya sunulan son bilirkişi raporunun esas alındığını, ancak söz konusu bu rapora davanın taraflarınca itiraz edildiğini, olup itirazların henüz karşılanmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmamasına rağmen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, müvekkilin taşınmazında da 50 metrekarelik bir eksilme olduğunu, dosyaya sunulan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, davacı yanın taşınmazında meydana gelen eksikliğin diğer taşınmaz maliklerine kaydırıldığı iddiasının müvekkili yönünden gerçekleşmemiş olduğunu ve bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi gerekirken bu hususlar yapılmadığından verilen karar usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın kurum açısından husumetten reddine karar verildiği halde maktu vekalet ücretine hükmedilmediğini ve yargılama giderlerinin diğer davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken tüm davalılardan tahsiline karar verilmesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Kadastro Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan birleşen davada davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.