Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1028 E. 2026/8014 K.

Konu: Karşılıklı Boşanma Ve Ziynet Alacağı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1028
Karar No
2026/8014
Karar Tarihi
Konu
Karşılıklı Boşanma Ve Ziynet Alacağı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/879 E., 2025/1546 K. DAVACI-DAVALI : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVALI-DAVACI : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/1055 E., 2024/288 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından maddi ve manevi tazminatlar, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarları ile ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı, gerekçe ve hüküm çelişkisi, yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velayet, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile ziynet alacağı talebinin kabul edilen kısmı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin ziynet alacağı talebine ilişkin hüküm fıkrasında tüm kalemler yönünden açık ve doğru hesap yapılmış olmakla gerekçede hem erkeğe hem kadına özgü ziynetlerin değerinin toplamının 524.271,31 TL, bu değerin yarısının ise 262.135,65 TL, yine bu değer ile kadına özgü ziynetlerin değerinin toplamının 643.875,65 TL ve ıslah tarihinden itibaren faiz işleyecek miktarın 633.875,65 TL olarak yazılması gerekirken, hem erkeğe hem kadına özgü ziynetlerin değerinin toplamının 535.537,31 TL, bu değerin yarsının ise 267.768,65 TL, yine bu değer ile kadına özgü ziynet eşyalarının değerinin toplamının 649.508,65 TL ve ıslah tarihinden itibaren faiz işleyecek miktarın 639.508,65 TL yazmasının maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.

3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.

4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2.) ,(3.) ve (4.) bentlerde belirtildiği üzere iştirak nafakası, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1028, K. 2026/8014, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-1028-e-2026-8014-k-36ba8dd6f4e9