Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1374 E. 2026/7824 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1374
Karar No
2026/7824
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1882 E., 2025/3201 K. DAVACI-DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI-DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Dinar 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/631 E., 2024/268 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle özel sebebe dayalı boşanma talebinin kabulü halinde başkaca kusur belirlemesinin yapılamayacağından karşı davanın zina hukuki sebebine dayalı olarak kabul edildiği için kadına eğlence mekanında çalışma kusurunun yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı erkek yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat çoktur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarları yönünden kadın lehine BOZULMASINA,

2.Davacı-karşı davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1374, K. 2026/7824, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-1374-e-2026-7824-k-600b0fae43b0