Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/482 E. 2026/7938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/482
- Karar No
- 2026/7938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3019 E., 2025/3058 K. DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/711 E., 2024/682 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin taktirinda hata görülmemesine ve özellikle " 16... ayar 320 gram bilezik (44.841,60 TL), 1 adet 14... gram künye (540,00 TL), 3 adet tam altın (2.896,20 TL), 3 adet yarım altın (1.451,64 TL), 40 adet çeyrek altın (9.657,60 TL)" olarak isabetli şekilde hüküm altına alınan ziynetlerin sayısı ve cinsinin gerekçede yanlış gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğu ve sonuca etkili bulunmadığının anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmaz yönünden "davanın kabulü ile 354.646.96 TL katılma alacağının 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline" ilişkin karar, davalı erkeğin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu kabul edilmiş ve "davanın kısmen kabulü ile 311.984,29 TL katılma alacağının ikinci karar tarihi olan 03.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Dava konusu taşınmazın evlilik içinde davalı adına alındığı, edinilmiş mal olduğunun kabulü, yine taşınmaz alımında davalı erkeğin ablasından alınan ve her iki tarafında kabulünde olan 15.000,00 TL'nin taşınmazın güncel değer içinde karşılığı olan (15.000 /175.0 00... .950.000=) 167.142,30 TL'nin erkek lehine dikkate alınması yerindedir. Ayrıca taşınmazın alımında 100.000,00 TL tutarlı 60 ay vadeli kredi kullanıldığı, bu kredinin boşanma dava tarihinden sonraya sarkan ödemelerinin toplam 81.136.94 TL olduğu, toplam geri ödeme tutarının ise 122.298.60 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde iki döneme yayılan kredi ödemesi mevcut olduğunda; ödenmemiş kredi borç miktarının toplam kredi borcuna oranı bulunduktan sonra (81.136.94 /122.298. 60... .000,00= 66.343,31 TL) taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir ve taşınmazın güncel değeri ile çarpılarak borç miktarı belirlenir. O halde; (66.343,31 / 175.000, 00... .000 =) 739.254.02 TL erkeğin krediden doğan kişisel malı olup hesaplamada dikkate alınması yerindedir.
Diğer yandan, ziynetlerin aynen iadesine karar verildiğinden mükerrer tahsil olmaması için hüküm altına alınan ziynetlerin dava konusu taşınmazın edinme tarihindeki bedelinin (37.659,56 TL'nin) güncel değere oranlanması sonucu (37.659.56 / 175.0 00... .950.000) çıkan değerin de (419.635,09 TL) taşınmazın değerinden düşülmesi kanun ile Yargıtay ilke ve uygulamalarına uygundur.
Bu kapsamda yapılan hesaplamada, davalının krediden doğan kişisel mal, aynen iadesine hükmedilen ziynetlerin ve davalının ablasından alınan paranın taşınmazın güncel değeri içindeki karşılığının taşınmazın muhtemel karar tarihindeki değerinden çıkarıldıktan sonra bakiye kısım olan artık değerin yarısı olan 311.984,29 TL'nin davacının katılma alacağı olacağı olarak belirlenmesi isabetli ise de karar gerekçesinde hesaplama yöntemi gösterilmeksizin sadece sonuç miktarlar yazılmak suretiyle denetime elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Mahkemece tasfiye konusu malların tasfiye anındaki sürüm değerinin ilk kararla belirlenip bu değer üzerinden katılma alacağının belirlendiğine, diğer bir deyişle tasfiyenin ilk karar tarihi itibari ile yapıldığının anlaşılmasına göre hükmedilen katılma alacağına ilk karar tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, ikinci karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan kararın düzeltilerek onanması gerekir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Davacı kadının vekilinin faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarının ise kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının hüküm fıkrasının A-)1- nolu bendinde yer alan “... 03/12/2024 ... ” ibaresinin çıkarılarak yerine “... 05/07/2023 ...” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün bu bölümünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.