Diğer ·

2026/653 E. 2026/970 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2026/653
Karar No
2026/970
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/653

KARAR NO : 2026/970

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/12/2025

NUMARASI : 2024/967 Esas - 2025/1092 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 29/03/2015 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ile karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığınarak malul kaldığını, davalı tarafından dava açılmadan önce müvekkiline yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici-kalıcı iş göremezlik, bakım gideri ve tedavi gideri olarak şimdilik 100-TL tazminatın (belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11/12/2020 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 14.723,43.-TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''.. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 12/12/2019 tarihli maluliyet raporuna göre, davacının %21 daimi maluliyetinin bulunduğu, geçici işgöremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 45 gün bakıcıya muhtaç olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta arkadaşı ile birlikte seyahat ettiği göz önüne alınarak 6098 Sayılı TBK'nın 51.maddesi uyarınca hakkaniyet indirimi olarak hatır taşıması nedeniyle %20 indirim yapılmasının gerektiği, yapılan indirim sonucunda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sigortanın davadan önce yapmış olduğu ödeme nedeniyle daimi maluliyete ilişkin bakiye maddi zararının bulunmadığının anlaşıldığı, aktüer kök ve ek raporlarında yapılan hesaplama neticesinde davacının geçici iş göremezlik zararının 12.521,18 TL, bakıcı giderinin 1.802,25-TL,tedavi giderinin ise 100,00-TL olduğunun tespit edildiği, 05/03/2020 tarihli aktüerya raporu ve 27/09/2020 tarihli ek rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile,12.521,18-TL geçici iş göremezlik tazminatı + 1.802,25-TL bakıcı gideri + 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.423,43-TL nin 21/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 07/11/2024 tarih, 2021/1294 Esas, 2024/1731 Karar sayılı karar ile ''..Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "..." cetvellerine göre saptanmakta ise de; ...'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.

Öte yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli ranf formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen ... rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. (Bknz. Yargıtay 4.HD'nin 2021/2466 Esas, 2021/2462 Karar sayılı ilamı)

Bu halde yerel mahkemece hükme esas alınan ve davacı tarafın itirazına uğrayan 11.03.2020 tarihli kök ve 27.09.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacının bakiye ömrünün PMF yaşam tablosuna göre belirlenmesi doğru görülmemiştir.

Dosya kapsamından davacıya, davadan önce davalıya yaptığı başvuru sonucunda hasar dosyası açılarak %15 maluliyet oranı ve %100 kusur üzerinden, ayrıca %20 hatır taşıması indirimi yapılarak neticede 87.278-TL'nin 21.07.2016 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı, iş bu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek bakiye maluliyet( kalıcı iş göremezlik) tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakım gideri talep etmektedir. Maluliyet tazminatına ilişkin yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihi itibari ile yeterli olup olmadığının ve yeterli olmadığının tespiti halinde ise davacının bakiye kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin tazminat hesaplamasının karar tarihine en yakın tarihteki verilere ve özellikle kamu düzenine ilişkin olan asgari ücretteki yasal artışlar gözetilerek yapılması ve belirlenen kalıcı iş göremezlik tazminat miktarından önce kusur indirimi (-varsa) yapılması ve sonrasında sigortacı tarafından yapılan kalıcı iş göremezlik ödemesinin güncellenmiş halinin düşürülmesi daha sonra yine varsa hatır taşıması ve/veya müterafik kusur indirimi yapılarak bakiye maluliyet zararının belirlenmesi gerekir.

Bu halde, davacı tarafça açıkça talepte bulunulduğu ve bu hususta itirazda da bulunulduğu halde, karar tarihinden önceki asgari ücret güncellemesi nazara alınmadan ve bu hususta ek rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Somut olayda, davacı yol gideri de talep etmiş olup, 1 dr bilirkişinin katılımı ile hazırlanan 11.03.2020 tarihli kök bilirkişi raporunda davacının Tavşanlı ... Devlet Hastanesi'ne 10 kez kontrol amaçlı gittiği ve ilgili bölümde muayene olduğu açıklanmış, ancak yol gideri hususunda bir hesaplama yapılmamıştır. Yerel mahkemece bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda sadece 100-TL tedavi giderine hükmedilmiş olup, bu meblağ ise madikal sarf malzemesi ücretidir. Bu halde, davacı tarafça talep edilen yol (taksi) ücretinin hesaplanmadığı iş bu kök ve ek rapora göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında yerel mahkemece yapılacak iş; davacının bilirkişi kök rapor ve ek raporuna vaki haklı itirazları dikkate alınarak, söz konusu raporu düzenleyen 1 dr bilirkişi ve 1 aktüer bilirkişiden davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ( ... rant) yönteminin kullanılması, (-diğer veriler aynı kalmak kaydıyla) davacıya yapılan ödemenin ödeme tarihi itibari ile yeterli olup olmadığının tespit edilmesi, yeterli olmadığının tespit edilmesi halinde ise karar tarihine en yakın asgari ücret nazara alınarak ve ödemenin rapor tarihi itibari ile güncellenmiş değeri kalıcı iş göremezlik tazminatından düşülmek suretiyle hesaplama yapılıp davacının bakiye kalıcı iş göremezlik tazminatı alacağı kalıp kalmadığının belirlenmesi ve ayrıca davacının 10 kez tedavi için hastaneye geliş -gidiş yaptığı tespitine göre yol ücretinin ne kadar olduğunun tespit edilmesi için ek rapor alınması, ondan sonra oluşacak duruma göre ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla varılacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olup, tüm bunların yapılmamış olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/967 Esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararı, kaldırma kararı doğrultusunda temin edilen 10.04.2025 günlü bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; ''...davacının geçici iş göremezlik zararının 13.012,48 TL, bakıcı giderinin 1.441,80 TL, tedavi giderinin ise 320,00 TL olduğu, davacı vekiline 27.11.2025 tarihli ara karar uyarınca verilen süreye rağmen 2. talep artırım dilekçesini sunmadığı, 1 . talep artırım dilekçesini sunduğu taleple bağlı kalınarak 12.521,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.441,80 TL bakıcı gideri, 320,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.282,98 TL ye hükmedilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin 21/07/2016 olduğu..'' gerekçesiyle;

Davanın kısmen kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 12.521,18-TL geçici iş göremezlik tazminatı + 1.441,80-TL bakıcı gideri + 320,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.282,98-TL’nin 21/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinaf nedenleri; hükme esas alınan 29.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda hatır taşımacılığı indirimi uygulanarak hesaplama yapıldığından artırılacak bir fark çıkmadığı, hatır taşımacılığı indirimi yapma yetkisinin yasa gereği hakimde olduğu, hakimin hatır taşımacılığı indirimi uygulayıp uygulamayacağı belirli değil iken bilirkişi tarafından görev sınırları aşılarak hatır taşımacılığı indirimi uygulanmasının hak kaybına sebebiyet verdiği ve yasaya aykırı olduğu, tedavi giderleri arasında yol giderinin de sayıldığı, bu yönü ile mahkemenin red kararı verilmesinin doğru olmadığı, bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin sadece daimi işgöremezlik tazminatı olarak ödendiğinin esas alındığı, oysa dava öncesi yapılan ödemenin hangi kalemleri içerdiğinin tespitinin gerektiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda rapor hazırlanmadığı, hesaplanan tüm kalemlerin olayın oluşuna göre çok düşük olarak hesaplandığı, karar tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması için rapor alınması gerektiği, bakıcıya muhtaçlık süresinin tespitinin yapılmadığı, dava açmadan önce sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesinin müvekkilin hak kaybına sebebiyet verdiği, müvekkilin geliri çok düşük alındığı, olayın oluşunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, olaya ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiği, hususlarına yöneliktir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici/ kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakım ve tedavi gideri tazminatı istemine ilişkindir.

Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda alınan ve TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ile ... rant yöntemine uygun olarak hazırlanan 29/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olup raporda herhangi bir hatalı hesaplama olmamasına, trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur durumunun, dosya kapsamı ve kazanın oluş şekline uygun, denetime açık, açıklayıcı, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmasına, eldeki dava açılmadan önce davalı şirkete yapılmış başvuru neticesinde, davacıya yapılan tazminat ödemesinin ödeme tarihi itibariyle davacının uğradığı gerçek zararı karşılamadığının aktüer bilirkişi raporuyla doğru biçimde tespit edilerek, yapılan bu ödemenin kısmi ödeme olarak kabul edilmesi ile hesaplanan güncel tazminattan yapılan ödemenin yerleşmiş yargısal uygulamalar doğrultusunda güncellenmiş halinin düşünülmesi neticesinde bulunan aktüer hesaplamaya değer verilerek sonuca ulaşılmasının hatalı bulunmamasına, dosya kapsamındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile dava dışı sürücünün arkadaş oldukları ve Kütahya İl'inden Antalya İli, Korkuteli İlçesi'ne araba almak için giderken kaza geçirdikleri dosya kapsamından belirgin olmakla hatır taşıması nedeniyle tazminattan, daire uygulamaları ve Yargıtay içtihatları gereğince %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasında bir yanılgı bulunmamasına; davacının kaza tarihinde asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin anlaşılmasına, davacı için bakıcı ihtiyacı ve süresinin ... 12/12/2019 tarihli maluliyet raporu ile tıbbi olarak belirlenmiş olmasına, 24/05/2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı yasanan 60.maddesiyle değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.madde hükmü uyarınca ... kapsamı dışında kalan ve davacı tarafça ödendiği anlaşılan tedavi giderleri ile ...'nın sorumluluğunda olmayan kadri maruf yol ve ulaşım giderleri gibi tedavi harcamalarına yönelik yapılan hesaplama sonucuna göre hükmedilen miktarda ve sigortalı aracın hususi olmasına göre, yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,

1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,

2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00-TL harç peşin olarak alındığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/06/2026

Atıf: Diğer, E. 2026/653, K. 2026/970, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2026-653-e-2026-970-k-c821f2bb7e92