Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1265 E. 2026/8015 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1265
- Karar No
- 2026/8015
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/182 E., 2025/2919 K. DAVACI-DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI-DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/487 E., 2023/448 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı, eğitim giderleri talebinin reddi, ziynet eşyası alacağı davasında aynen iade kararı verilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, hükmedilen tazminatlar, erkeğin reddedilen tazminat talepleri ile ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ortak çocuk Yiğit'in temyiz inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraf vekillerinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Ziynet alacağı davası boşanma davasının fer'isi niteliğinde olmayıp ayrı bir davadır. Davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından sunulan 03.10.2023 havale tarihli dilekçede ziynet alacağına ilişkin davada verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmasından feragat edildiğine dair bir açıklama bulunmamakta olup erkeğin istinaf başvurusuna cevap niteliğindedir. Yine kadın vekili tarafından süresi içerisinde sunulan 04.10.2023 havale tarihli istinaf dilekçesinde ise ziynet alacağı davasında aynen iade kararı verilmemesi hususunun istinaf edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında tarafların ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin gösterileceği; aynı Kanun'un 355 inci maddesinin birinci fıkrasında incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılacağı ve 359 uncu maddesinin ikinci fıkrasında hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, süphe ve tereddüt uyandırmayacak sekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ileri sürülen istinaf sebepleri başlıklı bölümünde ziynet alacağı davasına ilişkin yalnızca erkeğin istinaf başvurusu olduğunun kabulü ile kadının talebine aykırı istinaf sınırlaması yapılmış, kadının ziynet alacağı davasına ilişkin istinaf başvurusu incelenmemiş ve bu yönden hüküm kurulmamıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, kadın vekili tarafından ziynet alacağı davası yönünden aynen iade kararı verilmemesi yönünden de istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmasına karşın, Bölge Adliye Mahkemesince kadın vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun incelenmemiş olması doğru görülmemiş ve ziynet alacağı davası yönünden bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ziynet alacağı davasına ilişkin kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin ziynet alacağı davasına yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
2- Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.