Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1372 E. 2026/3827 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1372
Karar No
2026/3827
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/971 E., 2023/1067 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/60 E., 2021/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dosyada davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Niğde ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2008 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 40... parsel sayılı 8.968,23 m² taşınmaz ile 1 82... parsel sayılı 21.475,08 m² taşınmaz tarla vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına, 1 53... parsel sayılı 14.399,62 m² taşınmaz tarla vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı birleşen dosyada davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... asıl dosya dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ve dava konusu taşınmazların kendi zilyetliğinde ve kendisine ait olduğunu ileri sürerek, yapılan tespitin iptalini, 1 82... ve 1 53... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacı ... birleşen dosya dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ve dava konusu taşınmazın babaları ...'tan intikalen gelme olduğunu ileri sürerek, yapılan tespitin iptalini, 1 53... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. 4. Davacı-birleşen dosyada davalı ... dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ve dava konusu taşınmazın babaları ...'tan intikalen gelme olduğunu ileri sürerek, yapılan tespitin iptalini, 1 82... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1 82... parsel, 1 53... parsel numaralı taşınmazlar yönünden davacı tarafın murisleri ...'ın malik sıfatı zilyetlik ve bu parseller yönünden miras paylaşımı yapılmadığına ilişkin iddilarının tapuya kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespitini düzenleyen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesine göre incelenmesi sonucunda ...'ın, 2007 tarihinde yapılan kadastro tespitinden evvel 20 yıldan çok daha uzun süreden beri malik sıfatı ile zilyetlik yaptığı 02.04.1980 tarihinde ölümünden itibaren mirasçılarının zilyetliğini devam ettirdiği, bu parseller yönünden herhangi bir paylaşım yapılmadığı dosya kapsamındaki tüm deliller ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmış bulunduğundan, Niğde ili ... ilçesi ... köyü 1 40... parsel numaralı taşınmaz yönünden davacının zilyetlik iddiasının tapuya kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespitini düzenleyen 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre incelenmesi sonucunda davacının malik sıfatı ile zilyetlik iddiasının ispat olunmadığı, sunduğu delillerin itibar edilebilecek yeterliliğe sahip olmadığı dosya kapsamındaki tüm deliller ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmış bulunduğundan ..." gerekçesiyle 1 53... parsel yönünden davacı ...'ın davasının kabulüne ve 1 82... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ...'ın davasının kabulüne, taşınmazların tespitlerinin iptali ile ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 1 40... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ...'ün davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... mirasçıları ve davacı-davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İstinaf incelemesi istinaf edilen taşınmazlar yönüyle yapılmış olup; birleşen 2007/41 Esas dosya davacısı asıl ve birleşen 2007/ 73... /75 Esas sayılı dosya davalısı ..., dava konusu ..... köyü 1 40... parsel, 1 82... parsel ve 1 53... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle kararı istinaf etmiştir. İstinaf ile asıl davaya ve birleşen 2007/73 Esas davaya konu Niğde ili ... ilçesi ... köyü 1 40... parsel sayılı 8.968, 23... tarla vasıflı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında nizasız fasılasız 20 yıllık zilyetliğe istinaden ... oğlu ... adına tespit gördüğü, asıl dosya davacısı ... ve Birleşen 2007/73 Esas sayılı dosya davacısı ..., anılan taşınmazın kendi adlarına tespit ve tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ile tanıklar birbirleri ile uyumlu beyanlarında özetle; 1 40... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğunu, mirasçılar arasında taksim yapılmadığını ve taşınmazda tüm mirasçıların hakkı olduğunu beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, söz konusu taşınmaza ilişkin açılan asıl dava ve birleşen 2007/73 Esas sayılı davaların ayrı ayrı reddine, taşınmazın tespit gibi ... adına tesciline karar verilmiştir. ... ise istinafında 1 40... parsel sayılı taşınmazın babası ... tarafından satın alındığını, tüm mirasçıların taşınmazda hakkı olduğunu, keşifte alınan beyanların da bu hususu doğruladığını, taşınmazın muris ... mirasçıları adına tespiti gerekirken İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın ... adına tespit gibi tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede davaya konu 1 40... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğu ve tüm mirasçıların taşınmaz üzerinde hakkı bulunduğu tespit edilmiş ise de; anılan taşınmaza ilişkin asıl dosya davacısı ... ve birleşen 2007/73 Esas sayılı dosya davacısı ... kendi adlarına tescil talepli dava açmış olduklarından ve taşınmazın kadastro tutanağında malik hanesi açık bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince taleple bağlılık kuralı gereğince anılan davaların reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, bu taşınmaza yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. İstinaf ile asıl davaya ve birleşen 2007/41 Esas sayılı davaya konu Niğde ili .... ilçesi ... köyü 1 82... parsel sayılı 21.475, 08... tarla vasıflı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında nizasız fasılasız 20 yıllık zilyetliğe istinaden ... oğlu ... adına tespit gördüğü, asıl dosya davacısı ...; anılan taşınmazın kendi adına tescilini ve birleşen 2007/41 Esas sayılı dosya davacısı ..., anılan taşınmazın kök muris ... adına tespit ve tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ile tanıklar birbirleri ile uyumlu beyanlarında özetle; 1 82... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğunu, taşınmazın oğlu ... tarafından ekilip biçildiğini beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, söz konusu taşınmaza ilişkin açılan asıl davanın reddine ve birleşen 2007/41 Esas sayılı davanın kabulü ile taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. ... ise istinafında 1 82... parsel sayılı taşınmazın kendi adına tespit ve tescili gerekirken, babası ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Her ne kadar davacı ... istinaf talebinde taşınmazın adına tespit ve tescili gerektiğini belirtmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede davaya konu 1 82... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğu ve tüm mirasçıların taşınmaz üzerinde hakkı bulunduğu tespit edilmiş olup; anılan taşınmaza ilişkin kararı istinaf eden birleşen 2007/41 Esas sayılı dosya davacısı ... tarafından da dava dilekçesi ile taşınmazın muris ... mirasçıları adına tespit ve tescili talepli dava açmış olduğundan, İlk Derece Mahkemesince gerek yapılan inceleme gerekse taleple bağlılık kuralı gereğince davanın kabulü ile taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, bu taşınmaza yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Kaldı ki; her ne kadar ...'ın taşınmazı kullandığı anlaşılıyor ise de; aşamalardaki beyanlarında (10.12.2013, 04.12.20 19... .09.2020 tarihli dilekçelerde) taşınmazın aslının babası ...'a ait olduğunu, önceleri taşınmazın babası tarafından kullanıldığını, babasının sağlığında taşınmazı kendisinin kullanmaya başladığını, babasının vefatından sonra da taşınmazı kendisinin kullanmaya devam ettiğini, kardeşleri ... ve ... adına kullandığını ve taşınmazın gelirini kardeşlerine verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İstinaf ile asıl davaya ve birleşen 2007/73 Esas davaya konu Niğde ili ... ilçesi ... köyü 1 53... parsel sayılı 14.399, 62... tarla vasıflı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında nizasız fasılasız 20 yıllık zilyetliğe istinaden ... oğlu ... adına tespit gördüğü, Birleşen 2007/75 Esas sayılı dosya davacısı ... , anılan taşınmazın kök muris ... adına tespit ve tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ile tanıklar birbirleri ile uyumlu beyanlarında; 1 53... parsel sayılı taşınmazın 25-30 yıldır ... tarafından ekilip biçildiğini, kime ait olduğunu bilmediklerini, ...'a annesi veya babasından intikal etmiş olabileceğini beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, söz konusu taşınmaza ilişkin birleşen 2007/75 Esas sayılı davanın kabulü ile taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. ... ise istinafında 1 53... parsel sayılı taşınmazın 30-35 yıldır kendi zilyetliğinde olup; içinde su kuyusunun ve Medaş aboneliğinin olduğunu, keşifte alınan beyanların da bu doğrultuda olduğunu, dolayısıyla taşınmazın kadastro tespitinin doğru olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince babası ... mirasçıları adına tespit ve tescile karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede davaya konu 1 53... parsel sayılı taşınmazın kime ait olduğu belirlenememiş ve tespit maliki ... tarafından kullanıldığı anlaşılmış ise de; taşınmazın Ahmet'e anne veya babasından intikal etmiş olabileceğinin de beyan edilmesi, asıl ve birleşen dava taraflarının kök muris ... mirasçısı olmaları ve dosya ekinde bulunan Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/341 Esas sayılı dosya içeriğinden ve tüm dosya kapsamından tüm taşınmazların kök muris ...'tan miras kaldığının anlaşılmasına ve 2007/75 Esas sayılı dosyaya davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve 14.01.2009 tarihli beyan dilekçesinde mirasçılar arasında taksim yapılmadığının beyan edilmesine, yine ...'in taşınmazın miras malı olmadığına dair bir savunmasının olmamasına göre; anılan taşınmaza ilişkin birleşen 2007/75 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın muris ... adına tescil talepli açtığı davanın kabulü ile taşınmazın davalı ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, bu taşınmaza yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen 2007/ 73... /75 Esas sayılı dosya davalıları ... mirasçıları, dava konusu ... köyü 1 03... parsel, 1 67... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle kararı istinaf etmiştir. İstinaf ile birleşen 2007/75 Esas sayılı davaya konu Niğde ili ... ilçesi ... köyü 1 03... parsel sayılı 8.650, 80... tarla vasıflı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında nizasız fasılasız 20 yıllık zilyetliğe istinaden ... oğlu ... adına tespit gördüğü, birleşen 2007/75 Esas sayılı dosya davacısı ..., anılan taşınmazın kök muris ... adına tespit ve tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ile tanıklar birbirleri ile uyumlu beyanlarında; 1 03... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğunu, taşınmazın oğlu ... tarafından ekilip biçildiğini, 22.05.1970 tarihli senedin taşınmaza uyduğunu beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, söz konusu taşınmaza ilişkin açılan birleşen 2007/75 Esas sayılı davanın kabulü ile taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. ... mirasçıları ise istinafında 1 03... parsel sayılı taşınmazın murisleri ... tarafından 22.05.1970 tarihli satış senedi ile satın aldığını, muris ... ile bir ilgisinin olmadığını ve davanın reddi gerekirken, dedeleri ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Her ne kadar davalı ... mirasçıları istinaf talebinde taşınmazın muris ... adına tespit ve tescili gerektiğini belirtmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede davaya konu 1 03... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğu ve tüm mirasçıların taşınmaz üzerinde hakkı bulunduğu tespit edilmiş olup; Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/341 Esas sayılı dosya içeriğinden ve tüm dosya kapsamından tüm taşınmazların kök muris ...'tan miras kaldığının ve mirasçılar arasında bir taksim yapılmadığının anlaşılmasına, yine davalıların dayanağı olan 22.05.1970 tarihli senet taşınmaza uyuyor ise de; Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/341 Esas sayılı dosyada yapılan keşifte de taşınmazın ... tarafından satın alındığı, yine aynı dosyada bulunan Dairemizin 09.11.1993 tarihli ve 1993/5907 Esas, 11246 Karar sayılı bozma ilamından taşınmazın aslen muris ...'a ait olup; ölümü ile 12 çocuğuna mirasen kaldığına yönelik yapılan tespit, yine 22.05.1970 tarihli senet içeriğinden taşınmazın satışını yapan ...'in senet tarihinden 22 yıl evvel taşınmazı muris ...'a verdiğinin anlaşılmış olmasına göre; İlk Derece Mahkemesince birleşen 2007/75 Esas sayılı dosyada açılan davanın kabulü ile taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, bu taşınmaza yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. İstinaf ile birleşen 2007/75 Esas sayılı davaya konu Niğde ili ... ilçesi ... köyü 1 67... parsel sayılı 9.832, 84... tarla vasıflı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında nizasız fasılasız 20 yıllık zilyetliğe istinaden ... kızı ... adına tespit gördüğü, birleşen 2007/75 Esas sayılı dosya davacısı ..., anılan taşınmazın kök muris ... adına tespit ve tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ile tanıklar birbirleri ile uyumlu beyanlarında özetle; 1 67... parsel sayılı taşınmazın ... tarafından kullanıldığını, ...'e kimden kaldığını bilmediklerini beyan etmişler, dinlenilen bir mahalli bilirkişi ise taşınmazın muris ...'a ait olduğunu, taşınmazın oğlu ... tarafından ekilip biçildiğini, 22.05.1970 tarihli senedin taşınmaza uyduğunu beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, söz konusu taşınmaza ilişkin açılan birleşen 2007/75 Esas sayılı davanın kabulü ile, taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. ... mirasçıları ise istinafında 1 67... parsel sayılı taşınmazın murisleri ... tarafından 22.05.1970 tarihli satış senedi ile satın aldığını, muris ... ile bir ilgisinin olmadığını ve davanın reddi gerekirken, dedeleri ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Her ne kadar davalı ... mirasçıları istinaf talebinde taşınmazın muris ... adına tespit ve tescili gerektiğini belirtmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede davaya konu 1 67... parsel sayılı taşınmazın muris ...'a ait olduğu ve tüm mirasçıların taşınmaz üzerinde hakkı bulunduğu tespit edilmiş olup; Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/341 Esas sayılı dosya içeriğinden ve tüm dosya kapsamından tüm taşınmazların kök muris ...'tan miras kaldığının ve mirasçılar arasında bir taksim yapılmadığının anlaşılmasına, yine davalıların dayanağı olan 22.05.1970 tarihli senet taşınmaza uyuyor ise de; Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/341 Esas sayılı dosyada yapılan keşifte de taşınmazın ... tarafından satın alındığı, yine aynı dosyada bulunan Dairemizin 09.11.1993 tarihli ve 1993/5907 Esas, 11246 Karar sayılı bozma ilamından taşınmazın aslen muris ...'a ait olup; ölümü ile 12 çocuğuna mirasen kaldığına yönelik yapılan tespit, yine 22.05.1970 tarihli senet içeriğinden taşınmazın satışını yapan ...'in senet tarihinden 22 yıl evvel taşınmazı muris ...'a verdiğinin anlaşılmış olmasına göre; İlk Derece Mahkemesince birleşen 2007/75 Esas sayılı dosyada açılan davanın kabulü ile taşınmazın ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, bu taşınmaza yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 40... parsel sayılı taşınmazın babası ... tarafından satın alındığını, keşifte dinlenen tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu, bu parselde herhangi bir miras taksimi yapılmamış olup bütün mirasçıların bu tarlada hakkı bulunduğunun anlaşıldığını, İlk Derece Mahkemesi kararında bu taşınmazın ... adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, 1 82... parsel sayılı taşınmazın ...'ın ölümünden beri yaklaşık 30-35 yıldır fasılasız ve nizasız tarafınca ekilip dikilerek kullanıldığını, bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında bu taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verildiğini, 1 53... parsel sayılı taşınmazın tarafınca 30-35 yıldır dikim yapılmak suretiyle kullanıldığını, tarlada kuyu açılarak su çıkartıldığını, bunun için elektrik aboneliğinin mevcut olduğunu, bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu, bu taşınmazın da ... mirasçıları adına yerel İlk Derece Mahkemesince karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Dava konusu 1 40... ve 1 82... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı ...'ın bu taşınmazlara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 1 53... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; kadastro çalışmasında nizalı taşınmaz davacı-birleşen dosyada davalı ... adına tespit edilmiş olup, davacı ... tarafından taşınmazın babaları ...'tan mirasen geldiği iddiasıyla tespite itiraz davası açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Keşifte sadece mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına başvurulduğu, bilirkişilerin taşınmazın uzun yıllardır davacı-birleşen dosyada davalı ... kullanımında olduğunu doğruladıkları ancak kimin olduğunu bilmediklerini tarafların anne yada babasından intikal etmiş olabileceği yönünde beyanda bulundukları sabittir. Bu beyanların içeriğine rağmen taşınmazın tarafların babasından intikalen geldiğinin kabulü hatalıdır. Bununla birlikte davacı ve davalı kardeşler arasında babaları ...'tan miras kalan taşınmazlar (mevki, hudut ve miktar belirtilmiş) hakkında 1982 yılında görülen el atmanın önlenmesi dava dosyası dosya arasına alındığı halde nizalı 1 53... parsel sayılı taşınmazın ilgili dava dosyasındaki taşınmazlardan biri olup olmadığı hakkında teknik bilirkişiden rapor aldırılmaksızın, el atmanın önlenmesi davası kapsamında kaldığının dolayısıyla babaları ...'tan miras kalan taşınmaz olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmez. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, davacı tarafa tanık bildirmesi için süre ve imkan tanınmalı, yeniden keşif yapılmalı, nizalı taşınmazın Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/341 Esas sayılı dosya içeriğindeki taşınmazlardan biri olup olmadığı hakkında teknik bilirkişiden rapor aldırılmalı, 1 53... parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen şekilde tarafların babalarından mirasen gelip gelmediği hususu netleştirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) nolu numaralı açıklanan sebeplerle davalının 1 40... parsel ve 1 82... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle istinaf başvurusunun 1 53... parsel sayılı taşınmaz yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1372, K. 2026/3827, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1372-e-2026-3827-k-9f929acdbbf4