Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16026 E. 2026/6150 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16026
Karar No
2026/6150
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1089 E., 2025/578 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2021/696 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

A.Davalı ... Ambalaj San ve Paz. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları açısından; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davalı yönünden hükmedilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazları açısından; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesine göre istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . madde hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Kıyas yoluyla uygulanacak madde hükümleri arasında bulunan katılma yoluyla istinaf başvurusuna ilişkin 348. maddenin ikinci fıkrasında ise istinaf yoluna başvuranın bu talebinden feragat etmesi veya talebinin bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilmesi halinde katılma yolu ile başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir. Bu açıklamalar karşısında, davalının temyiz isteminin esasa girilmeksizin miktardan reddedildiği açık olduğuna göre davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE; 2. Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının REDDİNE; Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16026, K. 2026/6150, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16026-e-2026-6150-k-94c35ae5ce93