Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2201 E. 2026/3837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2201
- Karar No
- 2026/3837
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1625 E., 2025/320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/43 E., 2023/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca 2022 yılında yapılan kadastro sırasında, 42 58... parsel sayılı 2.225,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 1980'li yıllardan itibaren önceki malik ...'ın zilyetliğinin bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazı 27.08.2021 tarihli senet ile devraldığını, ancak kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit edildiğini, taşınmaz üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğunu, imar ihyasının tamamlandığını ve zilyetlikle kazanım koşullarının müvekkili lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın tespitin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın zaman içindeki ve fiili durumu itibariyle kesintisiz zilyetliğinin gerçekleşmediği, taşınmazın ağaçlık haline geldiği, komşu orman ile bütünlük arz ettiği, taşınmazın ekonomik amaca uygun kesintisiz aralıklıksız kullanıldığının ispat edilemediği ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının sağlanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " 09.02.2023 tarihli teknik bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın 1940 yılından günümüze kadar tarımsal üretim faaliyetinde kullanılmadığı, zamanla üzerinin orman bitki örtüsü olan çalı ve ağaçlık kapladığı, en az 80 seneden beri tarımsal üretimde kullanılmadığının rapor edildiği, raporda yer alan hava fotoğrafları incelendiğinde taşınmazın 1973 yılına kadar (A) harfi ile gösterilen kısmının tarımsal üretimde kullanıldığı, geri kalan kısmının çalılık ve otsu bitkilerle kaplı olduğu, 1990 yılından itibaren ise tamamının orman ağaçları ile kaplandığı, taşınmazın içinden orman yolunun geçtiği, tarımsal faaliyette bulunulmadığı görülmekle, davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı şartlarının mevcut olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin satın aldığı tarihe kadar eski zilyedi ... tarafından ekilip biçildiğini, müvekkilinin de satın aldığı tarihten itibaren kullanmaya devam ettiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, çelişen bilirkişi raporlarıyla verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı ... lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.