Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2198 E. 2026/3839 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2198
Karar No
2026/3839
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1156 E., 2025/50 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/334 E., 2020/139 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 39 24... parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesine göre yapılıp, 21.02.1991 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazın yerini gösterir koordinatlı haritada gösterilen 9.510,67 m² yüzölçümündeki alanın müvekkili tarafından 05.04.1996 tarihinde önceki maliki ...'den satın alındığını, o tarihten beri davasız ve aralıksız malik sıfatıyla kullanıldığını, müvekkili lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, bu alana ilişkin tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman kadastro çalışmalarının 1991 yılında kesinleştiğini, dava konusu Fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen alanın tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyaya sunulan 27.08.2019 tarihli bilirkişisi raporuna göre davacının adına tescilini talep ettiği ve raporda (A) harfiyle gösterilen taşınmazın 21.02.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı, orman niteliğindeki taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, ayrıca parsel sorgu programından yapılan sorgulamada, taşınmazın orman niteliği ile 39 24... parsel sayılı taşınmaz olarak tapuya tescil edildiğinin anlaşıldığı, açılan davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarma talebine yönelik ise bu yetkinin Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu ve idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı" gerekçeleriyle davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin satın aldığı tarihe kadar eski zilyedi tarafından ekilip biçildiğini, müvekkilinin de satın aldığı tarihten itibaren kullanmaya devam ettiğini, dava konusu taşınmazın orman niteliğine haiz olmadığını, sınırındaki taşınmazların 2/B orman sınırları dışına çıkarıldığı halde dava konusu taşınmazın çıkarılmadığını ve çelişen bilirkişi raporlarıyla verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kalıp kalmadığına, kesinleşen tahdit sınırları dışında ise davacı ... lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2198, K. 2026/3839, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2198-e-2026-3839-k-323ab78d7856