Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2196 E. 2026/3843 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2196
- Karar No
- 2026/3843
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1188 E., 2025/77 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2023/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 23 40... ve 40 parsel sayılı 781,82 m² ve 676 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, itiraz üzerine kadastro komisyon kararı ile davalı ... ve arkadaşları adına tespitine karar verilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, özel mülke konu olamayacağını, kendisinin taşınmazını satın alırken etrafının orman olduğunu düşünerek aldığını, ormanın özel şahsa tescilinin haksız ve hukuksuz olduğunu ileri sürerek, komisyon kararının iptali ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosyalarda davacı ... vekili dava dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, ancak taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, davalıların taşınmazlarda çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunmadığını ileri sürerek, komisyon kararının iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkili ve öncesinde de murisleri tarafından bitişikteki tapulu taşınmazlarının devamı olarak kullanıldığını, sadece tarımsal faaliyette değil hayvan otlatmak amacıyla da zilyetliklerini sürdürdüklerini ileri sürerek, davacı Hazinenin davasının reddini ve davacı ...'ın davasının da hukuki yarar yokluğundan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl dosya davacısı ...'ın davasının dava açma hakkı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, tespit maliki olmayan davalı Kadastro Müdürlüğü hakkındaki davanın ise ayrıca pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, birleşen dosya davacısı Hazinenin açtığı davaların ise dosya kapsamında incelenen hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazların çalılık ve otluk vasfında olduğu, tarımsal üretimde kullanılmadıklarının tespit edildiği, taşınmazlarda davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kabulüne komisyon tespit tutanağının iptali ile dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "11.01.20 22... .09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporlarından, dava konusu taşınmazların 1968, 1973, 1975, 1990, 1992, 20 13... yılı hava fotoğrafında kısmen çalılık, kısmen otluk, kısmen de yol olduğu, tarımsal üretimde kullanılmadığı, 50 yıldan beri taşınmazın kullanılmadığının, 40 parsel üzerindeki meyve ağaçlarının 2020 yılında dikildiğinin rapor edildiği, tespit tarihi itibarıyla davalılar yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkilinin atalarından kaldığını, taşınmazda murislerinin zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazların çeşitli amaçlarla kullanıldığını, hayvansal faaliyetlerin Mahkemece kabul edilmediğini, eskiden bu yerin buğday, mısır, domates, fasulye gibi sebzeler ekilerek kullandığını, mahalli bilirkişi beyanlarınında bu şekilde olduğunu, Yargıtay emsal kararlarına göre hayvan otlatmak suretiyle tasarrufun da zilyetlik ile iktisap için yeterli olduğunu ileri sürerek Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.