Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19346 E. 2026/6143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19346
Karar No
2026/6143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/187 E., 2025/352 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 28.08.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 1000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 16.09.2019 tarihli dilekçe ile 66.842,26 TL olarak arttırmış ve birleşen davada, 341.847,71 TL maddi tazminatın, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuru ile talimatlara aykırı davranarak yaralandığını, davalılar arasında asıl iş veren alt iş veren ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli 2019/6 E., 2023/422 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne "66.842,26 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile 340.847,71 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli 2024/822 Esas, 2024/1710 Karar kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,".. davacının 18.09.2019 tarihli hesap raporuna itiraz etmemesi ve talebini bu raporla belirlenen maddi tazminat tutarına artırması ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, asıl ve birleşen davanın kabulü hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek birleşen davanın reddine karar vermekten ibarettir. "gerekçesiyle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında, "asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, 66.842,26 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, birleşen dava yönünden, davanın reddine " karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu davacı lehine olduğundan itiraz edilmediğini ve dosya karar aşamasına geldiğinden ıslah harcı yatırılarak miktarın artırıldığını, rapora itiraz etmeyen taraf yönünden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabul edilmesinin bilirkişiliğin HMK'deki takdiri deliller konumu ile uyuşmadığını, usuli kazanılmış hak statüsü açısından, itiraz etmeyen taraf aleyhine kesinleşen bir bilirkişi delilinden söz edilemeyeceğini, zira kesin delillerin tahdidi olarak yasada sayıldığını ve bilirkişi delilinin bunlardan biri olmadığını, HMK gereğince takdiri delillerin kesin delillere dönüşmeyeceğini, Anayasa Mahkemesinin 21.12.2023 T. 2020/21347 E. 2023 K. Sayılı kararının da bu yönde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar arasında asıl iş veren – alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının, davalı ... Nakliyat İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin sigortalı personeli olup, olayın diğer davalı ... Hazır Beton San. Tic. Ltd. Şti.’nin taşıma işini yaparken gerçekleşmediğini, iki firmanın faaliyetinin aynı saha içerisinde yürütülmekte olup, kazanın gerçekleşmesi ile ... Beton firmasının bağlantısı bulunmadığını, davacının tamamen kendi kusuru neticesinde yaralandığını, müvekkili işveren ... Nakliyat İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya manevi destekte bulunmak adına elden ödemeler yapıldığını, davacının maddi ve manevi tazminat yönünden davalıları ibra ettiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflara arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19346, K. 2026/6143, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19346-e-2026-6143-k-920e8035630c