Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1658 E. 2024/6115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1658
Karar No
2024/6115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1272 E., 2021/1092 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile, kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2020/703 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile, kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında yapılan kadastro çalışmasında Rize ili ... ilçesi ... Köyü 104 ada 1 parsel sayılı 40.742,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilanlarının 10.03.2009-09.04.2009 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, taşınmazda yapılan 2/A ve 2/B çalışmaları sonucunda taşınmazın bir bölümünün ifraz edilerek orman dışına çıkartıldığı, taşınmazın halen aynı vasıf ve 35.031,85 metrekare yüzölçümlü olarak tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Rize ili ... ilçesi ... Köyünde kain 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit gördüğünü ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu taşınmazın uzun yıllar davacı tarafından ve davacının satın almış olduğu ... murisleri tarafından kullanıldığını, dava konusu edilen taşınmazın etrafındaki taşınmazların da kültür arazisi olarak kişiler lehine tespit edildiğini, taşınmazın orman niteliğinde olmadığını, taşınmaza ilişkin olarak tapu iptali istemi ile orman aleyhine 15.06.2011 tarihinde dava açtıklarını söz konusu taşınmazın 5.711,12 metrekarelik kısmının orman sınırları dışına çıkarılıp 2/B kapsamına alındığını, 2/B kapsamına alınan parseller dışında bulunan 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 35.031,85 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile davacı ... tapuya tescilini istemiş; davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde,dava konusu yapılan taşınmazın orman vasfında olduğunu zilyetlik, iyi niyet, ihya, kazandırıcı zaman aşımı ve sair nedenlerle özel mülkiyete konu olmayacağını davacı tarafından aynı iddia ile açılan davanın Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/180 Esas, 2013/581 Karar sayılı kararı ile neticelendiğini ve davanın reddine karar verildiğini beyanla davanın reddini savunmuş; davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak orman parselinin bir bölümü hakkında açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle" davanın kabulüne, Rize ili ... ilçesi ... Köyü, ... Mevki, 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ... olan tapusunun iptali ile taşınmazın tamamının aynı ada ve parsel numarası altında davacı ... tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, "Pazar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 2011/180 Esas, 2013/581 Karar sayılı dosyasında uyuşmazlığın niteliği itibariyle tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi amacıyla mahkemece mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin süre verildiği, gerekli ihtaratların yapıldığı ancak davacı tarafça keşif giderleri yatırılmadığı, bunun üzerine de mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, önceki davada verilen kararın usule ilişkin bir karar değil, mevcut delil durumuna göre verilen esasa ilişkin bir ret kararı olduğu ve eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturduğunun açık olduğu, bir davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-i nci maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olup, dava şartlarında eksiklik bulunması halinde işin esası hakkında karar verilemeyeceği, nitekim, dava şartlarının tamam olup olmadığının yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese dahi resen dikkate alınması gerektiği, eldeki davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bir takım gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden" İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere davanın usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1658, K. 2024/6115, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1658-e-2024-6115-k-913a6ad8a41f