Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3093 E. 2024/10113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3093
Karar No
2024/10113
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1893 E., 2022/142 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi - İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/139 E., 2020/661 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.10.2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada davalıya sigortalı aracın, yolcu olan davacının yaralanmasına neden olduğunu iddia ederek 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığını savunarak hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dosyada mevcut olan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre düzenlendiği, yolcu olan davacıya izafe edilecek bir kusur bulunmadığı, ancak davacıda kalıcı maluliyet bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 17.07.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal kararı sonucu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların Karayolları Trafik Kanunu'nun ve Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, bu sebeple öncelikle maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinin 09.10.2017 olup mahkemesince hükme esas alınan 23.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 09.10.2017 tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri ile tedavi evrakları incelenmek ve kurulda muayene edilmek sureti ile raporun hazırlandığı, raporda olaya bağlı maluliyetine mahal olacak derecede psikopatoloji saptanmadığı ve radyolojik incelemede özellik saptanmadığı, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarını tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 94 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3093, K. 2024/10113, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3093-e-2024-10113-k-bff769f74912