Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6799 E. 2024/6040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6799
- Karar No
- 2024/6040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/881 E., 2022/834 K. KARAR : Davacının davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2021/137 K.
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 15.04.2021 tarihli karar ile davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesine müteakip dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Espiye Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı ...'in gerekçeli kararın tebliğinden itibaren süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği gerekçesiyle 08.03.2022 tarihli ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Dava konusu Giresun ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu sırasında 102 ada 1 parsel sayılı 1555779.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğiyle tespit edilmiş, 24.11.2009 ile 23.12.2009 tarihleri arasında askı ilanı yapılmış ve 24.12.2009 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiş, sonrasında yörede 3402 sayılı Kanunun kapsamında orman kadastro yapılan ormanlarda 2/B uygulaması yapılarak sonuçları 05.12.2018 tarihinde askı ilanına çıkmıştır.
2. Davacı ... Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Espiye ilçesi ... köyü ... mevkii 102 ada 1 parselde kayıtlı 11 bölümlü taşınmazın tarafına ait iken taşınmaz üzerinden kadastro geçerek bazı gerekçelerden dolayı 2/B olarak bırakıldığını, daha sonra 3302/2B maddesince bu taşınmazın yan bölümünde bulunan ... ve ...'a ait taşınmazların ormana katıldığından dolayı kendi taşınmazının da ormana katıldığını, ayrıca bu taşınmazın üzerinde ve yanındaki taşınmazın üzerinde çok eskiye dayalı yapılar bulunduğunu, geçmişten beri kullandığı bu arazinin orman vasfından çıkartılıp tarafına verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli ve 2018/102 Esas, 2019/18 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman tespitinin 24.11.2009-23.12.2009 tarihleri arasında yapılan askı ilana çıkarıldığı, 30 günlük askı ilan süresi içerisinde açılan davalarda Mahkemelerinin görevli olduğu, bahsedilen tarih aralığında Mahkemelerinde açılan herhangi bir dava bulunmadığından, dava konusu taşınmazın orman olarak tespitinin 24.12.2009 tarihinde kesinleştiği, bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesine göre yapılan kadastro çalışmasının davacıya yerin orman olup olmadığı tartışmasını barındıran dava açma imkanı vermediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde aranan 10 yıllık sürenin geçmemiş olması halinde davanın tapu iptali davası olarak nitelendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, Mahkemelerinin görevsiz olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip dosyanın bütün olarak talep halinde görevli ve yetkili İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/726 Karar sayılı ilamı ile; orman kadastrosu yapma ve orman rejimi dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğunu, öncesi itibariyle Devlet Ormanı olan bir yerin ancak nitelik kaybı halinde 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği, orman sınırları içinde bulunan, halen eylemli biçimde orman olan ve orman bütünlüğü içinde kalan yerlerin 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılamayacağı gibi bu yönde Orman İdaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
4. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/573 Esas, 2020/567 Karar sayılı ilamıyla; davacının ön inceleme duruşmasındaki beyanında; söz konusu yerin 2/B çalışmalarında askıya çıkarılmadığını belirterek keşif mahallinde göstereceği kısmın tapu kaydının iptal edilerek adına tescilini talep ettiği, mahkemece yapılan keşifte; orman yüksek mühendisi bilirkişinin 23.10.2019 tarihli raporuna göre; en eski tarihli 1955 yılına ait hava fotoğrafı ve en eski tarihli 1959 yılına ait memleket haritasının incelendiği, buna göre taşınmazın orman niteliğinde olduğunun rapor edildiği, ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu (A) ile gösterilen alanın fındık bahçesi olarak kullanıldığının rapor edildiği, ormanların mülkiyetinin Hazineye, kullanım hakkının ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olup bu tür davalarda Hazine ve Orman İdaresi arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, taraf teşkilinin dava şartlarından olduğu, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği, zorunlu hasım olan Hazineye husumet yöneltilmeden, bir başka ifade ile davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm tesisinin isabetsiz olduğu, davanın görülebilmesi için öncelikle Hazinenin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, davacının dava dilekçesinde geçmişten beri kullandığı arazinin orman vasfından çıkartılarak tarafına verilmesini, ön inceleme duruşmasındaki beyanında ise; söz konusu yerin 2/B çalışmalarında askıya çıkarılmadığını belirterek keşif mahallinde göstereceği kısmın tapu kaydının iptal edilerek adına tescilini talep ettiği, bu durumda davacının davasının kadastro tespitine itiraz niteliğindeyse Asliye Hukuk Mahkemesi, 2/B maddesine göre yapılan işleme itiraz niteliğindeyse Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu; davacının talebinin kadastro tespitine itiraz mı yoksa 2/B işlemine itiraz mı olduğunun mahkemece açıklattırılarak netleştirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, İlk Derece Mahkemesince açıklandığı şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/726 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a. (4), (6) maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın açıklandığı şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2021/42 Esas, 2021/137 Karar sayılı ilamı ile; davacı tarafa verilen süre içerisinde Hazinenin davaya dahil edildiği, davada taraf teşkilinin sağlandığı, istinaf ilanındaki belirtilen hususlar da gözönünde bulundurularak 15.04.2021 tarihli celsede davacıya talebinin açıklattırıldığı, davacının talebinin 2/B işlemine itiraz olduğunun anlaşıldığı, bu konuda görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olması sebebiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, kararın kesinleşmesine müteakip dosyanın talep halinde görevli ve yetkili İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. İlk Derece Mahkemesinin 2021/42 Esas, 2021/137 Karar ve 08.03.2022 tarihli ek kararı ile; 15.04.2021 tarihli görevsizliğe ilişkin gerekçeli kararın davacı ...'e 14.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20 nci maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde davacının Mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, fakat davacı ...'in dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi talebini 25.02.2022 tarihli dilekçesi ile Mahkemeye bildirdiği, talebin süresinde olmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.03.2022 tarihli ek kararına karşı davacı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı ... istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli görevsizliğine dair kararını 14.07.2021 tarihinde tebliğ aldığını, aynı tarihle kararın kesinleşmesine müteakip dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi için dilekçeyi Yazı İşleri Müdürüne havale ettirmek suretiyle müdüre bıraktığını, ancak dilekçenin dosya içerisine konulmadığını, dosyasının Kadastro Mahkemesine gönderilmemiş olduğunu öğrendiğinde 25.02.2022 tarihli yeniden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için dilekçe verdiğini, bu dilekçesi üzerine istinafa konu ek kararın verildiğini, mahkemeye vermiş olduğu dilekçesinin kaybolması nedeniyle hak kaybına uğrama tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, mağduriyetinin ortadan kaldırılması için verilen ek kararın kaldırılmasını ve görevsizlik kararının da incelenmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin 2021/42 Esas, 2021/137 Ek karar sayılı kararının kaldırılarak davanın görevli Mahkemede görülmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairenin kaldırma kararı sonrası; taraf teşkilimim sağlanarak davanın 2/B işlemine itiraz mahiyetinde olduğunun beyan edilmesi üzerine Mahkemece davanın usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın 08.08.2021 tarihinde kesinleştiği, davacının 25.02.2022 tarihli dilekçesi ile dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ederek, bu dilekçeden önceki tarihli dilekçesi ile de dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi için dilekçe verdiğini, ancak dilekçenin dosya arasına konulmadığını beyan ettiği, Mahkemece 08.03.2022 tarihli ek karar ile davacının süresi içinde başvuruda bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine ek karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20 nci maddesi gereğince dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi amacıyla süresi içerisinde başvuruda bulunduğunu ispatlayamadığı, süresinden sonra başvuruda bulunduğu ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuku Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, göreve ilişkin kararların resen incelenmesi gerektiğini, dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesi için vermiş olduğu dilekçenin kayıp edilerek hak kaybı yaşamasına sebep olunduğunu, İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin önceki kaldırma kararındaki eksikliklerin giderilmediğini, kaldırma kararındaki eksikliklerin giderilip giderilmediği hususunun resen incelenmesi gerektiğini, tetkikat esnasında çıkacak sair sebeplerle de usul ve kanuna aykırı Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 6831 sayılı Orman Kanunu. 3402 sayılı Kadastro Kanunu.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.