Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4019 E. 2024/6234 K.

Konu: Kullanıcı Şerhinin Terkini

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4019
Karar No
2024/6234
Karar Tarihi
Konu
Kullanıcı Şerhinin Terkini

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/165 E., 2021/1388 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/20 E., 2020/7 K.

Taraflar arasındaki kullanıcı şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazine'nin davasının 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) 9/2 inci maddesi uyarınca durdurulmasına ve taşınmazların beyanlar hanelerinde yer alan zilyetlik şerhleri korunmak suretiyle tespit gibi Hazine adına tescillerine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sırasında, Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1816 ada 18, 1816 ada 10, 1816 ada 27, 1816 ada 29, 1816 ada 15, 1816 ada 25 ve 26 parsel sayılı sırasıyla 3.556.72, 2.283.72, 42.254.82, 14.519.95, 8.375.58, 19.974,81 ve 8231,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 1816 ada 18 parsel üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'a; aynı ada 10 parsel üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'a; aynı ada 27 parsel üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'e; aynı ada 15 parsel üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'e; aynı ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki zeytin ağaçlarının ise ...'ya ait olduğu şerhi yazılarak "zeytinlik" vasfıyla, 118 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ise ...'nın işgalinde olduğu belirtilerek "tarla" vasfıyla Hazinesi adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; 6831 Sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan çekişmeli taşınmazların, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan; tahdit ve tespitleri sırasında davalıların kullanımında olduğuna ilişkin şerh düşüldüğünü, ancak lehlerine kullanım şerhi verilen kişilerin orman köylüsü olmadıkları gibi dava konusu taşınmazların bulunduğu köyün de orman köyü olmadığını, bu nedenle 2924 sayılı Kanun'un sağladığı haklardan yararlanamayacaklarını iddia ederek taşınmazların beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhlerinin terkini istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda "... Taşınmazlarda kadastro çalışması yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 2924 sayılı "Orman Köylülerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve buna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikte, 6831 sayılı Orman Kanunu 2/b maddesi hükümlerine göre orman sınırları dışına çıkarılan tarla, bağ, bahçe, zeytinlik, fıstıklık gibi tarım arazilerinin fiili kullanım durumlarına göre sınırlandırılıp Hazine adına tespit edileceği, üzerindeki muhdesat ve tasarruf edenlerin isimlerinin beyanlar hanesinde gösterileceği hususlarının düzenlendiği, söz konusu 2924 sayılı Kanun'un 26.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı, yürürlüğe giren 6292 sayılı kanunun 14.maddesinde 2924 sayılı mülga kanuna yapılan atıfların bu kanuna yapılmış sayılacağının düzenlendiği, 6292 sayılı kanunun 9 uncu maddesinin 2 inci fıkrası ile ' Bu kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur, durdurulan bu davalara konu taşınmazlar hakkında hak sahipleri veya ilgilileri tarafından bu kanunda belirtilen süreler içerisinde gerekli başvuruların yapılmaması veya başvuru yapılmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde mahkemece bu davalara devam edilerek genel hükümlere göre karar verilir ' hükmünün getirildiği, bu yasal düzenleme nazara alındığında Hazine tarafından açılmış olan davanın 6292 sayılı kanun hükümleri uyarınca durdurulmasına karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının 6292 sayılı Kanun'un 9/2 maddesi gereği durdurulmasına; çekişmeli 1816 ada 10, 15, 18, 25, 26, 27 ve 29 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesinde davalılar adlarına yazılı zilyetlik şerhleri korunmak sureti ile tespit gibi Hazine adına tescillerine, tapu kayıtlarına taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhine yönelik olarak Hazine tarafından açılmış bir dava bulunduğu ve bu davanın 6292 sayılı yasanın 9 uncu maddesi uyarınca durdurulduğu şerhlerinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı Hazine vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 353/1-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4019, K. 2024/6234, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-4019-e-2024-6234-k-c03ebaa14a41