Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4255 E. 2024/5890 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4255
- Karar No
- 2024/5890
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/165 E., 2022/453 K. KARAR : Davalı DSİ vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/169 E., 2021/693 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespiti öncesi nedeni dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ile dahili davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dahili davalı DSİ vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile dahili davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R Dava; kadastro tespiti öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı vekili; Konya ili ... ilçesi .../... Mahallesi ... yolu mevki 283 ada 84 nolu parsel, ... mevki 291 ada 280 parsel, ... mevki 295 ada 92 parsel, ... mevki 262 ada 71 parsel tam hisse ile, ... mevki 369 ada 1616 parsel 1/2 hisse ile, ... mevki 265 ada 4 parsel 1/3 hisse ile evveliyatı atalarından miras yolu ile kendisine intikal ettiğini, yıllardır çekişmesiz ve aralıksız olarak kullanıldığını belirterek; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2016/980 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisap edilen taşınmazlardan olduğu, mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları doğrultusunda davacının Kadastro Kanununun 14 üncü maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinde belirtilen zilyetlik şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı; davalı Hazine vekili tarafından tarafından dava konusu taşınmazların ... Gölü Milli Parkı Koruma sahası içinde kaldığı, Milli Park olarak ilan edilen ... Gölü Milli Parkı sınırları içinde kalan taşınmazların zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığı, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların Milli Park sınırları dışına çıkarılmış olsa da zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı iddiasıyla; davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından idarenin malik olarak bulunduğu ve geçmişten beri zilyet olduğu kanal vasfındaki taşınmaza davacının malik olmasının mümkün olmadığı, davacının zilyetliğinin kesintisiz olmadığı, davacının kanal vasfında olan ve kanal geçen yerde zilyetliğinin söz konusu olamayacağı iddiasıyla istinaf edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2021/730 Esas, 2021/789 Karar sayılı kararıyla; 369 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 2015/687 Esas sayılı dosyada davalı olduğunun belirtilmesi nedeniyle dava dosyasının getirtilerek davaların birleştirilmesi hususunun değerlendirilmesi, 369 ada 16 parselde tarım yapılıp yapılmadığı hususunda ziraat bilirkişi raporu ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanı arasındaki ile çelişkinin giderilmesi, hükümde 295 ada 91 parsel numarasının hatalı yazıldığının, taşınmazların bulunduğu mahalle isimlerinin eksik yazıldığının, 265 ada 4 parselin ifraz edilmesi hususunun, kanala ayrılan 265 ada 56 parsel yönünden davacının mülkiyetinin tespiti yönünde hüküm kurulmamasının gözetilmesi, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve tapu kayıtlarının, tescilleri ilama dayanıyorsa ilam ve eklerinin Tapu Müdürlüğü'nden getirtilmesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yazı yazılarak dava konusu taşınmazların milli park sınırından çıkarılarak doğal sit alanı vasıflarını kaybedip etmedikleri sorularak güncel milli park ve doğal sit alanı paftası istenmesi, davacının senetsizden kazanım durumunun araştırılması ve eksik hususların giderilmesi için davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek HMK'nın 353/(1)-a.6 ncı maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/169 Esas, 2021/693 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 369 ada 16 parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden taşınmazların zilyetlikle iktisap edilen taşınmazlardan olduğu, davacının Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde belirtilen zilyetlik şartlarını taşıdığı gerekçesi ile kabulüne karar verilerek neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine ve DSİ vekili ilk istinaf gerekçeleriyle kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/165 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararında; "dava konusu taşınmazların milli park sınırı dışına çıkarıldığı, üzerlerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı, davacılar yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu; ancak 265 ada 4 parselin, 265 ada 55 ve 56 parsellere bölündüğü, 265 ada 55 parsel yönünden tapu iptali ve tescil, 265 ada 56 parsel yönünden mülkiyetin tespiti şeklinde hüküm kurulması gerekirken çelişki yaratacak şekilde terkin edilen 265 ada 4 parsel ile ilgili hüküm kurulduğu ve mülkiyetin tespiti kararına rağmen tapunun beyanlar hanesine şerh konulduğu, davacının vekille temsil edilmemesine rağmen davalı Hazine aleyhine vekalet ücreti takdiri ve davalı Hazinenin harçtan muaf olmasına rağmen davacı tarafından ödenen harçların yargılama gideri olarak Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davalı DSİ vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin yargılama giderleri yönünden kısmen kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüne, davalı Hazineden vekalet ücreti ve harç alınmamasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine ile DSİ harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.