Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2623 E. 2024/6366 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2623
Karar No
2024/6366
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1993/82 E., 2015/5 K. KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve müşterekleri vekili, davacı ... mirasçıları, davacı ... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R 1958 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 42 nolu parsel sayılı taşınmaz 463.000 metrekare yüzölçümü ile Mart 1322 tarihli ve 33 nolu tapu kaydına dayalı olarak 1/5 er hisse ile ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine; vergideki miktara itirazları olmamakla birlikte sabit hudutlu olmayan nizalı sahadan miktar fazlasının Hazine adına tespitini istemiştir.

Pazarcık Tapulama Mahkemesinin 1960/81 Esas ve 1960/232 Karar sayılı kararı ile davalı tarafın dayandığı tapu kaydının 30 dönüm, aynı hudutlu vergi kaydının da 224 dönüm olup; çekişme konusu 42 nolu parselin 224 dönümünün davalı tespit malikleri, 120 dönümünün ise davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; davacı Hazine'nin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1961/969 Esas, 1961/835 Karar sayılı ilamı ile "Mart 322 tarihli ve 3 nolu tapu kaydının nizalı parsele ait olmadığı keşfen belirlenince davalıların bitişikteki dava dışı 41 nolu parsele ait tapu ve vergi kaydının nizalı parseli ihtiva ettiğini ileri sürmüş olmalarına göre; yeniden yapılacak keşifte tapu ve vergi kaydının evvela revizyon gördükleri 41 numaralı parselden başlanarak mahalline uygulanmak sureti ile mahalline uygulanarak, gayrisabit hadlerin mevcudiyeti nazara alınarak miktarına itibar edilmek sureti ile sonuca gidilmesi" gerektiğine değinilerek Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası dava dosyası Mahkemenin 1961/67 Esasını almış; bu kez 1961/67 Esas ve 1977/35 Karar sayılı karar ile Mahkemece; kadastro tutanağının en az üç kişi ile tanzimi gerektiği halde iki kişi ile tanzim edilmesinin hatalı olduğundan bahisle tutanağın tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kadastro Müdürlüğünce 04.08.1979 tarihinde 42 nolu parsele ilişkin yeniden tutanak düzenlenmiş; edinme sütununda, 42 nolu parsele tatbik edilen Mart 322 tarih 33 nolu kaydın bu yeri kapsamayıp 41 nolu parseli kapsadığı, 41 nolu parsele tatbik edilen Mayıs 926 tarih 13 nolu tapunun ise 42 nolu parseli kapsamına aldığı açıklanarak nizalı 42 nolu parsel ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

İtirazlar üzerine kadastro komisyonunun 14.04.1981 tarihli kararı ile; 1958 tarihinde tapulama tespiti esnasında uygulanan 322 tarihli ve 3 nolu tapu kaydının bu parseli kapsadığı; tapu kaydının miktarı olan 6 dönümün ve zilyetlikten 20 dönüm ile krokide (B) harfi ile gösterilen toplamda 26 dönümün tespit malikleri adına; (A) harfli 313.000 metrekarelik kısmın ise ayrı bir parsel numarası altında Hazine adına tespitine karar verilmiştir.

Davacılar ..., ... ve müşterekleri; tapu kaydının taşınmazın tamamını kapsamına alıp Hazine'nin bu yerle ilgisi bulunmadığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.

Müdahil davacılar; çekişmeli taşınmazın murisleri ... adına kayıtlı 1289 tarih 177 ve 178 nolu tapu kaydının sınırları içinde kaldığı iddiası ile adlarına tescil istemiştir.

Mahkemece 1983/10 Esas ve 1989/563 Karar sayılı karar ile davacı ve davalıların dayandığı 1937 tarih 5/1 nolu vergi kaydının taşınmaza uyup 224 dönüm olduğunu, tespit malikleri lehine 100 dönüm de belgesizden zilyetlik yolu ile yer tespit edilebileceği gerekçesi ile 324.000 metrekarenin tespit malikleri, 15.000 metrekarenin de müdahiller adına tescilline karar verilmiş; Müdahiller ve Hazine temyiz üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 1990/8348 Esas ve 1991/3828 Karar sayılı ilamı ile "önceki tarihli bozma ilamında Mart 322 tarih 33 nolu tapu kaydının taşınmaza ait olmadığının kabul edilip bozmaya uymakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı, tutanağın tapulama komisyonuna iade edilmesinin bu kazanılmış hakkı ihlal etmeyeceği; 41 numaralı parsele revizyon gören Mayıs 926 tarihli ve 13 nolu tapu kaydının 25 dönüm, dayanılan 937 tarihli ve 1 hesap nolu vergi kaydının da 224 dönüm, 41 nolu parselin yüzölçümünün ise 485.600 metrekare olup; tapu ve vergi miktarlarına ilaveten zilyetlikle iktisap edilebilecek 100 dönümden fazlasının bu parselden kazanıldığı" gerekçesi ile Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonuncunda davacıların ve ..., ..., ..., ..., ... dışındaki müdahil davacıların davasının reddine, müdahil ..., ..., ..., ..., ...'un talepleri yönünden Mahkememizin görevsizliğine, bu talepler yönünden dava dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince görevsizlik kararının verilen karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kanun yoluna başvurulmuşsa da bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talep halinde yetkili ve görevli Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde bu talepler yönünden mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına, Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi yeni 103 ada 5 parsel( eski 42 parsel) sayılı taşınmazın miktarı 342844, 88 m2 olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacılar ... ve müşterekleri vekili, davacı ... mirasçıları, davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve müşterekleri vekili, davacı ... mirasçıları, davacı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 399,90 TL'nin temyiz edelerden ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2623, K. 2024/6366, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-2623-e-2024-6366-k-2a97eabc6de6