Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1839 E. 2026/10996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1839
- Karar No
- 2026/10996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1694 Esas, 2025/1229 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kırıkhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2025 tarihli ve 2025/105 Esas, 2025/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası, 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.05.2025 tarihli ve 2025/1694 Esas, 2025/1229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Delillerin usulsüz olarak toplandığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın 21.10.2022, 02.11.20 22... .11.2022 tarihli eylemlerinin sabit görülmemesinin ve zincirleme suça dahil edilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 21.10.2022 tarihinde, Sulh Ceza Hakimliğince iletişimin tespiti kararı verilen sanığın, yapılan dinlemelerde kullanıcı tanık ... ile buluşmaya dair konuşmaları üzerine madde alışverişi olabileceği değerlendirilerek kolluk görevlilerince takibe başlandığı, fiziki takipte sanık ve kullanıcı tanığın buluştuğu görülmemekle birlikte durdurulan tanığın üzerinde esrar bulunduğu, 02.11.2022 tarihinde sanığın ikametinin önünde kolluk tarafından yapılan fiziki takipte, kullanıcı tanık ...'ın ikamete girerek kısa süre sonra çıktığı, yapılan üst aramasında ... bulunduğu, 05.11.2022 tarihinde, durumundan şüphelenilerek durdurulan tanık ...'nin üzerinde eroin bulunduğu, tanığın maddeyi sanıktan satın aldığını beyan ederek teşhiste bulunduğu, 16.11.2022 tarihinde, sanığın ikametinin önünde kullanıcı tanıklar ... ve ... olduğunun kolluk görevlilerince görüldüğü, tanık ... ve sanığın birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü, sanık ile tanıkların ayrılmasının akabinde, kullanıcı tanık ...'in üzerinde eroin bulunduğu olaylarda, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında gözaltı ve tutukluluk tarihinin gösterilmemesine ilişkin yapılan eleştiri yerinde görülmekle, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 16.11.2022 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, tanık beyanları, fiziki takip, sanık hakkındaki istihbari bilgi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın 16.11.2022 tarihli eylemi nedeni ile uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ve aramanın usulüne uygun olduğuna ilişkin takdirlerinde, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında, mahkemenin oluşa uygun olarak 05.11.2022 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin, tanığın aşamalarda değişen beyanı, fiziki takibin olmaması nedenleriyle sabit görülmemesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının 05.11.2022 tarihli eylem yönünden ve sanık müdafiinin 16.11.2022 tarihli mahkumiyet kararı yönünden temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen bozma nedeni haricinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
21.10.2022 tarihinde, sanık ile kullanıcı tanık ... arasında, kullanıcı tanığın yakalanmasından kısa süre önce buluşmaya dair tape kayıtlarının bulunduğu, akabinde durdurulan tanığın üzerinde esrar bulunduğu, tanığın maddeyi sanıktan aldığını beyanla sanığı teşhis ettiği hususları değerlendirildiğinde, sanığın bu tarihte, kullanıcı tanığa madde sattığının sabit olduğu, 02.11.2022 tarihinde, kullanıcı tanık ...'ın sanığın ikametine girip kısa süre sonra çıktığının görüldüğü, kullanıcı tanığın üzerinde ... bulunduğu, kullanıcı tanığın Cumhuriyet savcısı huzurundaki beyan ve teşhisinde maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği hususları değerlendirildiğinde sanığın, kullanıcı tanığa madde sattığının sabit olduğu, bu itibarla belirtilen eylemler arasında hukuki ve fiili kesintinin oluşmadığı nazara alınarak, sanık hakkında bu tarihli eylemler nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.05.2025 tarihli ve 2025/1694 Esas, 2025/1229 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkhan 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2026 tarihinde karar verildi.