Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/21698 E. 2026/4992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/21698
Karar No
2026/4992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/397 E. 2023/719 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2023 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43/1, 53... . maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verildiği, kararın 14.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/1894 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58338 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 08/11/2021 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/03/2022 tarihli ve 2022/2082 soruşturma, 2022/56 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 03/05/2022 tarihinde kesinleşmesini müteakip, bu tarihten önce işlediği 25/11/2021 tarihli ve 09/04/2022 tarihli aynı nev'iden suçlar nedeniyle yürütülen soruşturmaların da bu dosya ile birleştirilmelerini takiben, sanığın denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda, Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2023 tarihli kararı ile sanığın zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 sayılı karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadî etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlâl; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği hususları bir arada gözetildiğinde, sanığın 25/11/2021 tarihli ve 09/04/2022 tarihli eylemlerinin, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/03/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşme tarihi olan 03/05/2022 tarihinden önce gerçekleştiği cihetle, sanığın eylemlerinin tek suçu oluşturacağı ve teşdide konu olabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.11.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2022 tarihli iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı, Salihli Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli kararı ile doğrudan davaya dayanak olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dava dosyasında sanığın beraat ettiği, doğrudan dava şartlarının oluşmadığı belirtilerek iddianamenin iadesine karar verildiği, B. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2022 tarihli ve 2022/2082 Soruşturma, 2020/56 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, C. Şüphelinin 09.04.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin 2022/8355 sayılı soruşturma dosyasının 2022/2082 sayılı soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karara verildiği,

D. Şüphelinin 25.11.2025 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi ihlal kabul edilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2023 tarih, 2022/2082 Soruşturma, 2023/1609 Esas, 2023/1269 sayılı iddianamesi ile Salihli Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, E. Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli ve 2023/397 Esas, 2023/719 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1, 43, 62, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verildiği, kararın 14.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.03.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/21698, K. 2026/4992, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-21698-e-2026-4992-k-e708ad7aef50