Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21707 E. 2026/11390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21707
Karar No
2026/11390
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1530 E., 2023/385 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinden hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 30.11.2021 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 07.01.2022 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 09.10.2021 tarihinde işlediği eyleminden dolayı da 02.01.2026 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/18 Esas sırasında derdest olduğu anlaşılmakla;

Her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21707, K. 2026/11390, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-21707-e-2026-11390-k-e63a230c7830