Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7573 E. 2026/4976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7573
Karar No
2026/4976
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/982 Esas, 2025/792 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (.... yönünden) Düzeltilerek Onama ( .... yönünden)

Sanık ... müdafinin sanık hakkında kurulan beraat hükmünü vekalet ücreti istemine yönelik temyiz ettiği ve temyizde hukuki yararının bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/199 Esas, 2025/575 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine, 2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 58, 63, 54/1, 55, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2025/982 Esas, 2025/792 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme sonucunda hüküm kurulduğuna, tutanakların gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğine, adli arama kararı mevcut olmadığı bir aşamada sanığın aracında arama yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına, sanığın kolluk görevlileri tarafından fiziki şiddete maruz kalması nedeniyle hassas terazinin tarafına ait olduğunu beyan ettiğine bu itibarla suç vasfının hatalı tayin edildiğine, Mahkemesince verilen kararın bozularak sanığın tahliyesine ve beraatine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık ... Yönünden Yapılan İncelemede; Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davası açılan sanık için 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi gereğince müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak; 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup, söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelik" ile belirleneceği belirtilmiş olup, bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazete'de yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta, atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükümlerinin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde; sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... Yönünden Yapılan İncelemede; Dava dosyası kapsamına göre, ... ile ...'in müşterek hareket ederek ...1 sayılı adreste ve ...'in kullanımında bulunan *** 55 plaka sayılı araçta uyuşturucu madde ticareti yaptıkları yönünde istihbari bilgi ve ihbar üzerine 04.02.2024 tarihinde kolluk görevlilerince bahsi geçen ikamet adresinin yakınlarında takip ve tarassut çalışmalarına başlanıldığı, bir süre sonra ikametten çıkarak *** 55 plaka sayılı araca binen sanık ...'ın kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine kaçma girişiminde bulunduğu ancak görevlilerce durdurulan sanığın bu kez aracın kapılarını kitleyerek bir şeyler yuttuğunun görüldüğü devamında etkisiz hale getirilen sanığın ikamette olan diğer sanık ...'e “... Ev Dolu” şeklinde bağırmaya başladığı, sanığın yere bir şeyler attığının görülmesi üzerine yapılan kontrolde şeffaf poşet içerisinde bir miktar eroin maddesi ele geçirildiği akabinde sanığın aracında ve ikameti adresinde usulüne uygun şekilde yapılan aramada araç içerisinde Suboxone ibaresi bulunan sentetik ecza hapı ile hassas terazi, sanığın kullanımında bulunan odada ise çok sayıda Galara 300 mg ibareli sentetik ecza hapları ile 3 parça halinde eroin maddesi geçirildiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama kararı ve arama işleminin usul ve kanuna uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama, üst arama, muhafaza altına alma tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, ön inceleme tutanağı, tartı ve vezin tutanağı, kriminal raporu, sanığın aşamalarda ele geçirilen maddelerin tarafına ait olduğuna dair savunmaları ile birlikte ele geçirilen maddelerin niteliği, çeşitlilik arz etmesi, madde miktarının şahsi kullanım sınırı üzerinde olması ve uyuşturucu madde bulaşıklı hassas terazinin mevcudiyeti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2025/982 Esas, 2025/792 Karar sayılı kararında, sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/7573, K. 2026/4976, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-7573-e-2026-4976-k-7ae8601e22ed