Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6100 E. 2026/5025 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6100
Karar No
2026/5025
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/601 Esas, 2025/523 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret ve Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2016/764 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 AY 15 GÜN hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine karşı katılan vekili ve sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.04.2025 tarihli, 2025/601 Esas, 2025/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sanık hakkında her ne kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234/3 maddesi gereğince kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre mağdura yönelik sabit görülen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı, eylemine uyan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 62/1. maddeleri uyarınca 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI ile cezalandırılmasına ve 271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi uyarınca aleyhe karar verilemeyeceğinden sanığın cezasını 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Sanığın karara itiraz ettiğine ve hakkında beraat kararı verilmesine gerektiğine ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında ceza tayininin üst sınırdan olması gerektiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde 13 yaşında olan mağdurun ailesinin haberi ve rızası olmaksızın sanığın aracında sabahladığı, bu itibarla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık 17.04.2025 tarihinde tebliğ edilen hükmü 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde öngörülen iki haftalık kanuni süresi içinde temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra temyiz dilekçesi sunduğundan bahisle vaki temyiz isteminin reddi gerektiği yönündeki Tebliğname’deki görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mağdur beyanı, tutanaklar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık hakkındaki ilk mahkumiyet hükmünün yalnızca sanık tarafından istinaf edildiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki cezanın infazının ilk kararda belirtilen süre olarak belirlenmesinde ve 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan kurum için söz konusu olmadığı gözetildiğinde, hükümde katılan bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında isabetsizlik görülmemekle, sanık ve katılan kurum vekilinin temyiz istemlerinin incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.04.2025 tarihli ve 2025/601 Esas, 2025/523 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/6100, K. 2026/5025, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-6100-e-2026-5025-k-5b7bf80d38d1