Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5930 E. 2026/9079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5930
- Karar No
- 2026/9079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1088 E., 2025/713 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Keşan Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2024/391 Esas, 2025/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ithali suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/1, 188/4-a, 61/7, 52, 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 900.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/1088 Esas, 2025/713 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik incelemeye, kararın yeterli gerekçe içermediğine, mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, TCK'nin 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri ile TCK'nin 62. maddesindeki takdiri indirimin uygulanması gerektiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparken gümrükten geçişte duyulan şüphe üzerine X-ray cihazına yönlendirildiği ve ardından aracın aranmak üzere hangara alınmasıyla birlikte araçtaki gizli bölmelerden kullanım sınırı üzerinde 6 paket halinde kokain ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Suç duyurusunda bulunulan şahıs hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde yargılamanın yenilenmesi sureti ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin her zaman uygulanması mümkün görüldüğünden bu aşamada koşulları bulunmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca gümrük sahasında zulalanmış şekilde uyuşturucu bulunan ve el konulan aracın müsaderesi hususunda zaman aşımı suresince karar verilebileceğinden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Yabancı uyruklu sanığın durumunun 5237 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince sınırdışı işlemleriyle ilgili değerlendirilmek üzere bildirimde bulunulmaması ve vatandaşı olduğu devletin temsilciliğine karardan bir örneğin gönderilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, araca gizlenmiş halde kullanım amacı dışında ülkeye sokulan uyuşturucunun ele geçirildiği olayda, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilen ve eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/1088 Esas, 2025/713 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-f maddesi gereği kararın yargılama giderlerine ilişkin hükmü takip eden ek bir bend olarak "TCK'nin 59. maddesi gereğince, işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı sanığın koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilmesine, gerekçeli karardan bir suretin sanığın Kuzey Makedonya Cumhuriyeti vatandaşı olması sebebiyle Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Büyükelçiliğine gönderilmesine," ibareleri eklenerek; HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Keşan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.