Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10975 E. 2026/9159 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10975
Karar No
2026/9159
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2394 E., 2025/2583 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2025 tarihli ve 2024/532 Esas, 2025/150 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/2394 Esas, 2025/2583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ele geçen uyuşturucunun kullanım sınırlarında olduğuna ve sanığın telefonunda tespit olunan görüşmelerin atılı suçla ilgili olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın yere attığı uyuşturucunun sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; sanıkta ele geçen uyuşturucunun niteliği, miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca sanığın telefonunda yapılan inceleme sonucu hazırlanan tutanak içeriği, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2-) Sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan Manisa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/296 Esas - 2023/532 Karar sayılı ilamının aynı mahkemenin 13.02.2026 tarihli ek kararı ile infazının durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında birinci kez tekerrür uygulamasının şartlarını sağlayan Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2011 tarihli ve 2009/435 Esas, 2011/218 Karar sayılı ilamının birinci kez tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/2394 Esas, 2025/2583 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği sanığın mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Sanık hakkında Uşak Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.04.2011 tarihli ve 2009/435 Esas - 2011/218 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi uyarınca hükmolunan müebbet hapis cezası nedeniyle hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6 ve 58/7 maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/10975, K. 2026/9159, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-10975-e-2026-9159-k-7b11f03f83e8