Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10616 E. 2026/9163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10616
- Karar No
- 2026/9163
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1443 E., 2025/1222 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2025 tarihli ve 2024/341 Esas, 2025/57 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.06.2025 tarihli ve 2025/1443 Esas, 2025/1222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna, yerel mahkemenin somut delil araştırması yaparak ilgili ATM'lerin kamera kayıtlarını inceleyerek hüküm kurması gerekirken bu konuda eksik araştırma ile karar verildiğine, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, tanığın soruşturma aşamasında kolluğun baskısı sonucunda ifade verdiğine, tutanak mümzilerinin beyanlarının çelişkili olması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, yerel mahkemenin telefon imajlarına dayanarak hüküm kurmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, fotoğraf teşhis tutanağının delil olarak kullanılamayacağına, verilen mahkumiyet hükmü ile adli emanette bulunan paranın iade edilmiş olmasının birbiriyle çeliştiğine, zira uyuşturucu madde ticareti suçu varsa paranın da iade edilmemesi gerektiğine, sanık hakkında tanıkla birlikte aldıkları uyuşturucunun kalan yarısını evinde saklamış olduğunu beyan etmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'a uyuşturucu sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemece suç yerinde bulunan ATM'lere ait kamera görüntülerinin getirtilerek incelenmesi talebinin tutanak mümzilerinin mahkemece beyanlarının alınmış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca karara bir etkisinin bulunmadığı ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; fiziki takip içeren olay tutanağı, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanlarında tutanak içeriğini doğrulayarak alışveriş anını gördüklerini beyan etmeleri, kullanıcı ...'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları ve sanığı fotoğrafından teşhisi, 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca sanığın telefonunda yapılan inceleme sonucu hazırlanan tutanak içeriği, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.06.2025 tarihli ve 2025/1443 Esas, 2025/1222 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.