Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13046 E. 2026/9156 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13046
Karar No
2026/9156
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3803 E., 2025/2315 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2024/515 Esas, 2025/248 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3803 Esas, 2025/2315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri Mahkumiyet hükmü gerekçesinde somut hiçbir delile dayanılmadığına, varsayıma dayanılarak sanığın hakimiyet alanında olmayan uyuşturucu maddeler nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulduğuna, olay tutanağında sanığı uyuşturucuları atarken gören olmadığına, bu hususun tespiti amacıyla talep ettikleri keşfin reddolunduğuna, kriminal rapor incelendiğinde evde ele geçen uyuşturucu ile yan bahçede ele geçen uyuşturucunun farklı saflık oranlarında olduğunun belirlendiğine, sanığın telefonunda yapılan incelemelerde uyuşturucu ticareti yapıldığını kanıtlayacak herhangi bir görüşme veya fotoğraf bulunmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, sanıkla aralarında husumet bulunan tanık beyanlarına dayanılarak hüküm tesis edilemeyeceğine, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ikamette ele geçirilen uyuşturucuların kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ikamette yapılan aramanın ile üst aramasının usulsüz olduğuna, ev araması için bir kararın bulunmadığına, jandarma görevlilerinin yanlarında muhtar ya da başka bir görevli olmadan zemin katta bulunan sanığın evine balkon camını kırarak girdiklerine ve üç saatin sonunda başka bir siteye ait olan bahçeden montlarının cebine koyarak sanığın evine soktukları uyuşturucunun sanığa ait olduğunun iddia edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen .... ve ....'ye uyuşturucu sattığı ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; 1-) Dosya kapsamı itibarıyla sanığın olay tarihinde tanıklar .... ve ....'ye ayrı ayrı zamanlarda ... temin etmek ve ikametinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; sanığın tanıklara uyuşturucu madde temin etmesi nedeni ile eylemini bir suç işleme kararının icrası cümlesinden hareketle gerçekleştirdiği ve bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen teselsül hükümleri uygulanarak arttırım yapılması gerektiği anlaşılmış ise de; temyiz eden tarafın sıfatı nazara alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamı itibarıyla mahkemece reddolunan keşfin yapılmasının 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca karara bir etkisinin bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri uyarınca ve hazırun eşliğinde yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; fiziki takip ve video çözümleme tutanakları, kullanıcı ...'in müdafii huzurunda alınan beyanında suça konu metamfetamini sanığın verdiğini beyan etmesi, sanığı fotoğrafından teşhisi ve duruşmada tanık sıfatıyla alınan beyanında üzerinde ele geçen metamfetamini sanığın evinden ve sanık görmeden aldığı yönündeki beyanları, diğer olay yönünden kullanıcı ....'nin sanığın ikametine girip çıkmasından sonra üzerinde suça konu ... ile yakalanması, fiziki takip tutanağı, evde bulunan Mehmet'in kolluk görevlileri tarafından müdafi huzurunda alınan beyanı ile mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanığın ikametinde ve fiziki takip tutanağı uyarınca ikametinden dışarıya atılan maddelerin niteliği, paket sayısı, miktarları itibarıyla kullanma sınırlarının üzerinde olması ve ... kalıntılı hassas terazi ele geçirilmesi, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve Kanuna uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3-) Adli Emanetin 2024/5625 sırasına kayıtlı 16.900,00 TL'nin uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sanığa iadesine karar verilmesi yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de, Bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3803 Esas, 2025/2315 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği sanığın mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün (10-a) bendininin hükümden tümüyle çıkarılması ile yerine "10-a) Adli Emanetin 2024/5625 sırasına kayıtlı 16.900,00 TL'nin uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sanığa İADESİNE" ibarelerinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13046, K. 2026/9156, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-13046-e-2026-9156-k-eb4cecee3bc7