Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/26135 E. 2026/7941 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/26135
- Karar No
- 2026/7941
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1720 E. 2024/2171 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2024 tarih ve 2023/280 Esas, 2024/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.10.2024 tarihli ve 2024/1720 Esas, 2024/2171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tape kayıtlarındaki görüşmelerin ses incelemesi yapılmaması sebebiyle eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, müdafiinin dosya incelemesine yeterli süre verilmeden savunmanın alındığı, savunma hakkı kısıtlandığı, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, dinleme kararı üzerine alıcı şahıs ile uyuşturucu madde alışverişine dair görüşme yaptığı değerlendirilmesi üzerine fiziki takibe alınan sanığın ... erkek kuaförüne gelen alıcı şahsa bir şey verdiği, karşılığında bir şey aldığının görüldüğü, durdurulan alıcı şahıs ...'nin üzerinden iki parça halinde uyuşturucu ... maddesinin ele geçtiği, sanığın suç tarihine alıcı şahsa uyuşturucu madde satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Bölge adliye mahkemesince adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunan sanık hakkında tekerrür hükmü uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yönünde yapılan eleştiri yerinde görülmüştür. Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunma, kriminal rapor, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından suç tarihinde yapılan fiziki takip ile sanık ile alıcı şahıs ile arasında alışverişin ekiplerce görülmesi, mümzi tanıkların olay tutanağını doğrulamaları, sanığın kimliğini tespit etmeleri, sanığın uyuşturucu madde satmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kovuşturma evresinde eksik soruşturma yürütülerek hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmediği ve mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında ".. hakkında olumlu kanaat oluşmamasına göre cezasında TCK.nun 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına..." denildiği halde hüküm kısmının (1). bendinin ikinci paragrafında ise ''Sanığın geçmişine, sosyal ilişkilerine, dosyadan anlaşılan suç işlemeye yatkın olumsuz kişilik özelliklerine, pişmanlığının bulunmamasına binaen mahkememizde hakkında olumlu kanaat oluşmamasına göre cezasında TCK.nun 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına," üçüncü paragrafında ise ''Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 10 yıl hapis ve 1000 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,'' şeklinde karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.10.2024 tarihli ve 2024/1720 Esas, 2024/2171 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma gerekçesine göre sanığın tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.