Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2051 E. 2026/2372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2051
Karar No
2026/2372
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2360 E., 2026/230 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/177 E., 2024/216 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 1 39... parsel, 1 numaralı dairede davacının paydaş olduğunu, davalı tarafından paydaş ... ...'ndan 22.06.2020 tarihinde pay satın alındığını ileri sürerek ön alım hakkı nedeni ile davalı adına kayıtlı payın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli olduğunu, gerçek bir satış olmayıp davalıya ait olan dairenin teslimi amacıyla işlemin yapıldığını, davacı, davalı ve diğer arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme uyarınca 6 dairenin davalı ve diğer arsa sahiplerine verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafından arsa sahiplerine verilecek tüm dairelerin ... adındaki başka bir kişiye tescil ettirildiğini, hissedarlar tarafından bu işlemden önce 5 dairenin ...'dan satın alındığını, en son bu dairenin devrinin yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yüklenici tarafından dava konusu 1 numaralı bağımsız bölümün tapu kayıtları oluşturulurken davalı adına isabet edecek olan payların dava konusu taşınmazda paydaş olan diğer hissedar adına tescil ettirildiği, davacı tarafından şeklen oluşturulan bu durumda eldeki ön alım hakkını ileri sürmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uygun olmayıp hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya dava konusu taşınmazdaki arsa payına karşılık olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava dışı kişi aracılığıyla hisse devri sağlandığı, dava konusu bağımsız bölüme ilişkin dava konusu edilen hisse satış işleminin dosya içeriğine göre gerçekte satış olmadığı, davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerine verilecek dairelerin 3 - 4 - 5 ve 9 - 10 - 11 numaralı daireler olduğunu, davaya konu 1 numaralı dairenin bu sözleşmeden bağımsız yaklaşık 2 yıl sonra yapılan bir satış işlemi olduğunu, davalıya sözleşme uyarınca 8 numaralı dairenin payına karşılık verildiğini, davalı tarafından 3. kişiye satıldığını, Mahkemece 8 numaralı daireye ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığını, gerekçelendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2051, K. 2026/2372, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2051-e-2026-2372-k-fc3b257625c1