Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1941 E. 2026/2771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1941
Karar No
2026/2771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3477 E., 2024/741 K.. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/57 E., 2019/579 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde bulunan 12 56... parsel, 12 57... parsel, 12 57... parsel, 12 58... parsel, 12 59... parsel ve 12 63... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına kayıtlı olduğunu, bu kayıtların iptalini, davaya konu 2/B alanlarının imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parsellerinin iptali ve taşınmazın Hazine adına tescili için dava açtıklarını, doğal servet ve kaynak niteliğinde kamu malı ormanlarda tapu tesisi, iskanen dağıtım, alım satım, zilyetlik gibi tüm işlemlerin geçersiz olduğunu, aykırı hükümlerin Anayasa Mahkemesi kararları ile iptal edildiğini, taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı feri müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; Hazine tarafından açılan davaya konu 2/B alanlarının imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parsellerinin iptali ve taşınmazların Hazine adına tescili talebiyle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu 12 58... parsel sayılı taşınmazda ikamet ettiğini, tapusunun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu 12 56... parsel sayılı 5.144,32 m² alanlı taşınmazın üzerinde ..... ve .... ..... Okulunun bulunduğunu, taşınmazın imar uygulaması sonucu 06.07.2005 tarihinde müvekkili İdare adına tescil edildiğini, imar planı yapıldığını, taşınmazın Hazine adına tesciline imkan bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 4. Davalılar ....ve ... vekili cevap dilekçesinde; ... 47... ada 1 parsel numaralı taşınmazın müvekkillerinin murisi.....tarafından 12.07.1985 yılında ....ndan satın aldığını, tapu kütüğünde 2/B şerhine ilişkin bir takyidat bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 5. Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkillerine ait ... Mahallesi, 2 91... parsel ve 2 99... parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması sonucunda 12 57... parsel, 12 58... parsel ve 12 59... parsel olarak uygulama gördüğünü, davanın haksız açıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 6. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2 91... parsel, 2 93... parsel, 2 99... ve 2 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tesciline yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 7. Davalı ..., davalı ..., davalı ..., ..., ..., ..., ..., ve ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir. 8. Davalı ... mirasçıları cevap dilekçesinde; 12 57... parselin maliki ...'ın varisleri olduklarını, babalarının bu yeri murisi Hicabi Kahramandan miras payı oranında aldığını, bu şekilde tapuya devrolduğunu, davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alanın 1976 yılında 6831 sayılı Kanunu'nun 1744 sayılı Kanunla Değişik 2. madde uygulamasında P.VIII numaralı 2. madde parseli olarak Hazine adına orman sınırlan dışına çıkarıldığını, bu orman rejimi dışına çıkarma işleminin sahanın orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olarak orman rejimi dışına çıkarıldığı, bu işlem sırasında orman dışına çıkarılan alanların üzerinde orman vasfında bir örtü bulunmadığı, bu saha üzerinde ekonomik bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, sahanın bina, bina müştemilatları ve emekle yetiştirilmiş meyve ağaçları ile kaplı olduğu ve bu alanın 31.12.1981 tarihinden önce tam olarak orman vasfını kaybettiği, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereği eldeki davanın açılamayacağı değerlendirilmekle, davalı ... hakkındaki davanın usûlden reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın esastan reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların eski 2 91... , 2 93... , 2 99... , 2 99... ve ihdasen belediye adına tescil edilen taşınmazların 06.07.2005 tarihinde yapılan imar uygulamasıyla oluştuğu, imar uygulamasına dahil edilen 2 93... ve 2 99... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına orman niteliği ile 1958 yılında tapuya tescil edildiği, ancak daha sonra orman niteliğindeki bu taşınmazların 1976 yılında 1744 sayılı Kanun'un değişik 2. maddesine göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu çıkarma işleminin kesinleştiği, dava konusu taşınmazların tamamının 2/B niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesindeki taşınmazlardan kabul edilmesi gerektiği ve davacı Hazine tarafından kanun uyarınca davadan vazgeçilmesi gerektiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davacı Hazinenin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece davalı belediyeye karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de, davalı ...'nın dava konusu 12 58... ve 12 63... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğu, bu nedenle belediyeye karşı açılan davanın da esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ancak bu hususta taraflarca istinaf talebinde bulunulmadığı, davalı ... vekilinin istinaf talebi bakımından yapılan incelemede, dava konusu taşınmazların 2/B niteliğindeki taşınmazlardan olduğu, imar uygulaması tarihi olan 06.07.2005 tarihindeki mevzuata göre 2/B niteliğindeki taşınmazların imar uygulamasına konu edilemeyeceği, bu nedenle davacı Hazinenin açtığı davanın dava tarihi itibarıyla kabulüne karar verilmesi gerekebileceği, ancak yargılama sırasında 26.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi gereğince davanın reddine karar verildiği, bu nedenle Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiği, ancak davacı Hazine vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde bir talebinin bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesiyle bağlı kalınarak inceleme yapılabileceği gerekçesi ile tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre 1940 yılında yapılan orman tahdit çalışması sonucunda orman sınırları içinde kaldığını, taşınmazların bulunduğu bölgede 1953 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tutanakların malik hanesinin açık bırakıldığını, Orman İdaresinin itirazı üzerine komisyonunun 12.06.1958 tarihli ve 453 Karar sayılı kararıyla, 2 93... parsel ve 297 ada, 1 parsel sayılı taşınmazların tamamı, 299 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ise ormanda kalmayan kısımlarına 1 parsel sayısı verilerek, ormanda kalan kısımlarına ise 2 parsel sayısısı verilerek ifraz edildikten sonra 299 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın ormanda kaldığı gerekçesi ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kadastro haritası ile orman haritası karşılaştırıldığında kadastroca orman sınırları dışında olduğu gererkçesi ile 299 ada, 1 parsel sayılı olarak sınırlandırılan alanın 1940 yılında tahdidi yapılan orman sınırının içerisinde kaldığını, kadastroca ormanda kaldığı gerekçesi ile 2 99... parselden ifraz edilen 299 ada, 2 parselin ise bir kısmının orman sınırları içerisinde kalmadığının görüldüğü, ayrıca Orman İdaresince itiraza konu edilmeyen 2 91... parsel sayılı taşınmazın tamamının orman içinde kaldığı, kadastro komisyonunca yapılan yanlışlık sonucu ormanda kalan taşınmazlar ormanda kalmadığı gerekçesi ile sınırlamaları yapılmış ve tapuya bu şekilde tescil edilerek özel mülkiyete konu edildiklerini, söz konusu hata yapılmamış olsaydı 2 91... parsel ile 2 99... parsel sayılı taşınmazlar da 2 93... parsel ve 2 99... parsel sayılı taşınmazlar gibi Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiş olacaklarını, 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun'un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi gereğince 2. madde sayılan istisnalar dışında bütün ormanları devletleştirildiğini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı gibi zilyetlikle de iktisap edilemeyeceğini, dava konusu 2/B alanlarının imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parsellerinin iptali ve taşınmazlarıın Hazine adına tescili talebinin reddinin doğru olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1941, K. 2026/2771, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1941-e-2026-2771-k-1771f167761c