Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1389 E. 2026/2367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1389
Karar No
2026/2367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1110 E., 2025/2247 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/570 E., 2023/589 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 204 30... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalının taşınmazdaki payını 03.06.2020 tarihinde satın aldığını ve satışa dair müvekkiline resmî bir bildirimin yapılmadığını ileri sürerek, taşınmazda davalı adına kayıtlı olan tapu kaydinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin eksik gösterildiğini, davacının satıştan haberinin olduğunu, taşınmazda fiili taksimin bulunduğunu, satışın üzerinden uzun bir sürenin geçmesi sebebiyle enflasyon ve günümüz ekonomik koşullar doğrultusunda taşınmazın değerinin arttığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Antalya 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2022/570 Esas, 2023/589 Karar sayılı kararıyla “...fiili taksimin bulunduğuna kanaat edilebilmesi için davacının kullandığı yerler ile davalının pay satın aldığı paydaşların kullandığı yerlerin mevcut olmasının gerektiği, eldeki dava dosyasında davacının hâlihazırda kullandığı ve üzerinde 36 hafriyat ve inşaat tabelası bulunan iki katlı bina ile bir kısım sundurma ve tek katlı yapı ve arkasında bulunan ... konstrüksiyon üzeri trapez sac şeklinde yapılmış atölye binalarının bulunduğunun anlaşıldığı, iki katlı yapının davacının burayı satın aldığı tarihte de mevcut olduğu, bu iki katlı binada tanık beyanlarına göre önceki paydaş ...’in çocukları tarafından işletilen kebapçı dükkânının bulunduğunun bildirildiği, davacının pay satın almakla birlikte önceki paydaş ... tarafından gösterilen yeri o zamandan bu zamana kullanmaya devam ettiği, öte yandan davalı tanığı olarak dinlenen önceki paydaşların taşınmazın ... ve ... arasında eşit şekilde ortadan ikiye bölündüğünü, fen bilirkişi ek raporunda incelenen uydu görüntülerinin de bu beyanları desteklediği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taşınmazda fiili taksimin bulunduğunun anlaşıldığı...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 03.11.2025 tarihli ve 2024/1110 Esas, 2025/2247 Karar sayılı kararıyla “...davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı tarafın fiili taksim savunmasında bulunduğu, bu nedenle mahallinde keşif yapıldığı, taraf tanıklarının keşif mahallinde dinlendiği, şehir dışında bulunan tanığın talimatla beyanının alındığı, bu hususta bilirkişi raporunun alındığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalıya pay satan paydaşların taşınmazda ayrı ayrı kullandığı yerlerin bulunduğunun anlaşıldığı, bu suretle davalının fiili taksim iddiasını ispat ettiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Gerekçenin gerçek durumu yansıtmadığını, 2. Tanık beyanlarının kurguya dayandığını, 3. Taşınmaz üzerinde fiili taksimin bulunmadığını, 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 5. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1389, K. 2026/2367, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1389-e-2026-2367-k-2ccf1cf971e9