Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4253 E. 2026/2363 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4253
Karar No
2026/2363
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1461 E., 2025/984 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/146 E., 2023/206 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.10.2015 tarihli el yazılı vasiyetnamenin sahte olduğunu, murisin ölümünden 1,5 yıl sonra üzeri doldurularak vasiyet haline dönüştürüldüğünü, ayrıca murisin KOAH hastası olduğunu ve 73 yaşında bu hastalık nedeniyle öldüğünü, bu hastalığın ruhi durumunu ve akli şuurunu etkilediğini, 05.10.2015 tarihinde yazıldığı iddia olunan vasiyetnamenin 28.11.2018 tarihinde ortaya çıkarıldığını, murise baskı yapıldığını belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu vasiyetnamenin murisin ölümünün üzerinden bir süre geçtikten sonra eşyalarının arasında bulunduğu, müvekkilinin kardeşi olan davacı ile vasiyetname konusunda davalının anlaştığını, belirtilen iptal sebeplerinin mevcut olmadığını, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi incelemesi sonucu vasiyetnamedeki yazı ve imzanın vasiyet edene ait olduğunun rapor edildiği, 05.10.2015 tarihinde murisin fiil ehliyetine haiz olduğu, davacı tarafça vasiyetnamedeki yazı ve imzanın vasiyet edene ait olmadığı, vasiyetnamenin baskı ve zorlama ile düzenlenmiş olduğu ve de vasiyet edenin fiil ehliyetinin olmadığı şeklindeki iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vasiyetnamenin murisin ölümünden 1,5 yıl sonra ortaya çıkarılmasının şüpheli olduğunu, davalının kardeşi ...'un muris adına birçok yere yazı yazıp imza attığı bilindiğinden inceleme konusu yapılan yazı ve imzalarda davalının kardeşinin yazı ve imzası olmasının muhtemel olduğunu, murisin kullandığı ilaçlar nedeni ile yönlendirmeye açık hâle gelip gelmediğinin tartışılmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4253, K. 2026/2363, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4253-e-2026-2363-k-9d0519fac38d