Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1434 E. 2026/2082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1434
- Karar No
- 2026/2082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1508 E., 2025/2605 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2021/631 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... bulunan 115 numaralı yazıhaneye tarafların 1/2'şer oranında hak sahibi olduğunu; yazıhanenin üç katlı olup giriş katının bilet satış yeri, orta katının bekleme salonu, üçüncü katının ise dinlenme ve ofis katı olarak inşa edildiğini, davalı tarafın söz konusu yazıhanenin tamamını daha önceden kendisi kullandığı hâlde daha sonra Şirketi ile beraber kiracısı Metro Şirketi ile birlikte müvekkilinin rızası olmaksızın kullandığını, bu nedenle önceki dönemlere ilişkin ... 7. Asliye Hukuk ve ... 4. Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açtığını, son açılan ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/102 Esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/102 Esas ve 2011/249 Karar sayılı ilâmı gereğince 12.10.2005 - 27.03.2009 tarihleri arasındaki dönem itibariyle saklı tutulan 98.975,00 TL'lik ecrimsil bedelinin dönem sonları itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunarak, ecrimsilin genel hükümlere göre bir alacak davası olup yetkili mahkemenin belirlenmesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesindeki yetki kurallarına dayanarak davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Edirne Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın usul ve esastan reddini reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2014 tarihli ve 2012/95 Esas, 2014/22 sayılı kararıyla; mahkemenin yetkisiz olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.01.2021 tarihli ve 2018/7717 Esas, 2021/77 Karar sayılı ilâmında özetle; "...Ecrimisil 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İBK'da haksız eylem olarak nitelendirilmiş bulunduğundan HMK'nin 16 maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Ayrıca ecrimisil davası taşınmazın aynı ile ilgili dava olmadığı için HMK’nin 12. maddesi uygulanmaz. Kesin yetki kuralı olmadığı için de HMK’de ki genel yetki kuralı uygulama alanı bulur ve bu bağlamda, genel yetkili mahkeme olan davalının ikamatgahı mahkemesi de yetkilidir. Yetkili mahkemenin tayininde davacının seçimlik hakka sahip olduğu ve somut olayda davacının haksız fiilin işlendiği yer olan ... Mahkemesini seçtiği anlaşılmıştır. Davacının seçimlik hakkı bulunduğu gözetilmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...davacının 27.03.2009 tarihinde ecrimisil istemiyle açtığı ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/102 Esas sayılı dosyanın 15.07.2011 tarihinde karara çıktığı, bu kararın karar düzeltme sonrası 11.12.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise ilk davanın reddi kararının kesinleşmesinden önce aynı döneme ilişkin ecrimisil bedelinin tahsili talebiyle açıldığı, ilk dava tarihi olan 27.03.2009 tarihinden 5 yıl öncesine ilişkin ecrimisil bedelinin (27.03.2004 öncesi) zamanaşımına uğradığı, bu davada talep edilen dönemin 12.10.2005-27.03.2009 olduğu anlaşılmakla; davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddinin uygun olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... davacı tarafından davalı aleyhine ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/102-2011/249 Esas karar sayılı dosyasında 27.03.2009 tarihinde açılan davada, mahkemenin 27.03.2004-12.10.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 20.000,00TL alacağın tahakkuk dönem sonlarından itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, 12.10.2005-27.03.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin dava dilekçesinde talep edilen 20.000,00TL'nin tamamının 27.03.2004-12.10.2005 dönemi alacağına özgülendiği, ıslah dilekçesine göre 20.000,00TL'nın tamamı söz konusu döneme özgülenmekle dava dilekçesinde 12.10.2005 - 27.03.2009 dönemi için talep edilen meblağ bulunmadığı, bu döneme ilişkin hesaplanan tutarın dava dilekçesindeki meblağın ıslah yoluyla arttırılması niteliği taşımadığı, 12.10.2005 - 27.03.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden usulüne uygun olarak açılmış dava bulunmadığından ıslah yoluyla arttırılması ve talep edilmesi mümkün olmadığından bu döneme ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla talebin usulden reddine karar verilmiş olup eldeki davada ise ilk davada saklı tutulan fazlaya ilişkin kısım talep edildiği anlaşıldığından ve davalı tarafın süresinde zamanaşımı def'i ileri sürdüğü gözetildiğinde, eldeki davanın açıldığı 09.02.2012 tarihinden geriye dönük beş yıllık ecrimisil talep edilebileceği, TBK'nın 158. Maddesinin uygulama yeri olmadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla; 09.02.2007-27.03.2009 tarihleri arası dönem için ecrimisile hükmedilebileceği, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek dönem sonlarından itibaren faize hükmetmek gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 137. maddesindeki 60 günlük sürenin dikkate alınması gerektiğini, davanın tümden kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın aleyhe olan kısmının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz karar harcının davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.