Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1524 E. 2026/9603 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1524
Karar No
2026/9603
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/456 Esas, 2025/480 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.09.2025 Tarihli ve 2025/250 Esas, 2025/314 Karar Sayılı Kararı Davalı ...'nin yerleşim yeri ..., davalı ...'ın yerleşim yerinin ise ... olduğu, davalı ... vekilinin süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2025 Tarihli ve 2025/456 Esas, 2025/480 Karar Sayılı Kararı Davalı ... ile 3 üncü kişi konumunda olan diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan yalnız birinin yetki itirazında bulunması hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, yetki itirazında bulunan davalılardan ...'nin cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu ancak yetki itirazında hangi yetkili mahkemeyi seçtiğini net olarak belirtmediği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 2004 sayılı Kanun’un “İptal davasında davalı” başlıklı 282 nci maddesi şöyledir; “İcra ve iflas Kanunu'nun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.”

3. 6100 sayılı Kanun“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

4. 6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”

5. 6100 sayılı Kanun'un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir. “Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”

C. Değerlendirme 1. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin uygulanma imkânı yoktur. 2004 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerekir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.

2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 3. Somut olayda; davalı borçlu ile işlem yapan üçüncü kişi konumundaki davalı ... vekilinin süresi içinde yetki itirazında bulunduğu, diğer davalı borçlu ...'ın ise cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmaktadır. Duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade edecekse de davalı borçlu ile işlem yapan üçüncü kişi konumundaki ... vekilinin cevap dilekçesinde taraflar arasındaki davada taşınmazın bulunduğu yer olan ... Asliye Hukuk Mahkemeleri ile yerleşim yerinin bulunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine veya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği, ancak yetkili mahkemelerden hangisini seçtiğini belirtmediği, bu hali ile yetki itirazının usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle geleceğinden bu durumda uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1524, K. 2026/9603, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1524-e-2026-9603-k-d583edd78c00