Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2176 E. 2026/9624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2176
Karar No
2026/9624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/391 Esas, 2025/449 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2025 Tarihli ve 2024/385 Esas, 2025/139 Karar Sayılı Kararı Tüm dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından davalılar arasındaki ... ... ilçesindeki taşınmazın devrine konu işlemin iptalinin talep edildiği ve davalılar tarafından süresinde sunulan cevap dilekçeleri ile yetki itirazında bulunulduğu ve davalıların adresinin ... olduğu, takibin dayanağının 30.03.2020 vade tarihli senet olduğu ve davada genel yetki kuralı uygulanması gerekip davalıların adresleri itibariyle ... Mahkemelerinin yetkili olmadığı, dosyadaki kredi sözleşmesinde de davalıların herhangi bir imzalarının da bulunmadığı anlaşılmakla yetki itirazının usulüne uygun olduğu ve yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2025 Tarihli ve 2025/391 Esas, 2025/449 Karar Sayılı Kararı Tasarrufun iptali davalarında aralarında tasarrufi işlem yapan kişilerin mecburi dava arkadaşı oldukları ve yetki itirazını birlikte ileri sürmeleri gerektiği, davalı ... tarafından sunulan geçerli bir yetki itirazı bulunmadığı, diğer davalı şirket tarafından sunulan yetki itirazının tek başına sonuç doğuramayacağı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 2004 sayılı Kanun’un “İptal davasında davalı” başlıklı 282 nci maddesi şöyledir; “İcra ve iflas Kanunu'nun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.”

3. 6100 sayılı Kanun“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

4. 6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”

5. 6100 sayılı Kanun'un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir. “Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”

C. Değerlendirme 1. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin uygulanma imkânı yoktur. 2004 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerekir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.

2. İptal davalarında borçlu ile üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup, üçüncü kişiden satın alan dördüncü kişi ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp bunlar arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı niteliğindedir.

3. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.

3. Dosya kapsamından, davacının yetkisiz ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalılara geçmiş ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalı borçlu ... vekili ile borçlu ile doğrudan veya dolaylı olarak işlem yapan üçüncü kişi konumunda olan davalı şirket vekili tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yerleşim yerinin bulunduğu yer olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.

III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2176, K. 2026/9624, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2176-e-2026-9624-k-06503ef4375d