Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3486 E. 2026/1869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3486
Karar No
2026/1869
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2693 E., 2025/334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/145 E., 2022/433 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/2. maddesinde belirtilen kayıt malikinin bilinmemesi ve ölüm sebeplerine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Dahili davalı Maliye Hazinesi vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Dava konusu gayrimenkulün ... ... tarafından ... 1. Noterliğinin 06.06.1983 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kardeşi ... ...'dan devralındığı, taşınmazın 1968 tarihinden itibaren ... ... tarafından fiilen kullanıldığı, TMK'nin 713/1 ve 2. fıkralarında düzenlenen koşullara uygun olarak 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlandığı” gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 92 86... parselde kayıtlı taşınmazda ... adına kayıtlı olan 19756/23450 hissenin tapu kaydının iptali ile ... ... mirasçıları davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacılar miras bırakanının ölüm tarihi itibariyle tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Davacıların miras bırakanı ... ...'un ölüm tarihi itibariyle terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğuna, TMK'nin 701. maddesine göre elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp haklarının taşınmazın tamamı üzerine yayıldığına ve terekenin tamamını kapsadığına, aynı Kanun’un 702. maddesinde, topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiğinin belirtilmiş olmasına, dava açmak ve yürütmek de tasarrufi bir işlem olduğuna, bir veya birkaç mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkileri bulunmadığına, mirasçılardan bir bölümünün taşınmazın tamamının ya da payının kendi adına tescili için açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamayacağına ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK'nin 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığına göre, dava dilekçesindeki açıklamalar ve talep sonucu nazara alındığında, dava dışı mirasçı bulunduğu anlaşılmakla davanın aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Her ne kadar, ölüm nedenine dayalı talep bakımından kayıt maliki mirasçılar belirlenip, taraf teşkili sağlanmamış ise de, aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle bu husus dikkate alınmamıştır.” gerekçesiyle davalı Maliye Hazinesi vekilinin istinaf nedenlerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği sebebi ile reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozlmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haricen satın alma ve zilyetlik, TMK'nın 713/2 bilinmeme ve ölüm nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09. 04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3486, K. 2026/1869, T. 06.06.1983, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3486-e-2026-1869-k-068d912247e8