Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5362 E. 2024/4119 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5362
Karar No
2024/4119
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/430 E., 2023/1591 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/859 E., 2022/1245 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Van İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 92 parsel sayılı taşınmazı, davalı ... adına kayıtlı iken diğer davalı ...'ın babası ...' dan taşınmazın 1/16 hissesine tekabül eden 525 m²'lik kısmını 05.04.1995 tarihinde davalılar ile aralarında adi yazılı sözleşme imzalayarak ve bedelini ödeyerek satın aldığını, bu taşınmaz üzerinde ev yaparak ikamet etmeye başladığını ancak davalıların taşınmazın tapusunu kendisine vermediklerini beyanla adi sözleşme kapsamında taşınmazın mevcut tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu ettiği, 92 parsel saylı taşınmzdaki 525 m²'lik kısmı dava dışı ...'dan harici satış sözleşmesi ile 05.04.1995 tarihinde aldığı, davalı ...'in ise sözleşmede şahit olarak yer aldığı, diğer davalının ise sözleşmede bulunmadığı ve tapu kaydının da adına olmadığı, dolayısı ile her iki davalının da satış ile ilgili ve taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından bahisle açıklanan gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesinde kain 92 parsel sayılı taşınmazın kadastro işleminin uygulanması sonucunda 4 parsel olarak tescil edildiği, davalı ...'in ifraz sonucu oluşan 3266/1 ve 3208/1 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ...'in ise 3208/1 parsel sayılı taşınmazda paylı malik konumunda olduğu, Van İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 92 No.lu parsel olan taşınmaz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yapmış olduğu 18 inci maddesi uygulanmasına göre oluşan tahsis ... Mahallesi 7518 ada 3 No.lu parsel, 7522 ada 2 No.lu parsel, 7523 ada 3 No.lu parsel, 7524 ada 3 No.lu parsel, 7526 ada 1 No.lu parsel olan taşınmazlar 11.03.2021 tarihinde tescil edildiği, tescil işlemleri sonucunda ilgili yerin neresinin müvekkilin iddia ettiği yer yerine tahsis edildiği tespit edilemediği, müvekkiline ait 542 metrekare arsa yönünden tapu iptalinin sağlanması, davalı olarak ... Belediye Başkanlığının da eklenmesi, taşınmaz üzerinde bulunan ev için müvekkiline muhdesatın aidiyeti davası açması için de süre verilmesi gerektiği, mahkemece müvekkilinin talepleri tam olarak aydınlatılmadığını ve sonucuna göre işlem yapılmadığı belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bozma sonrasında dava değerinin 279.159,90 TL olarak belirlendiğini ve bu miktar üzerinden harç tahsili yapıldığını, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretinin 9.200,00 TL olduğunu, mahkemece belirlenen 279.159,90 TL dava değeri üzerinden değil de davacı tarafın dava tarihinde dava değeri olarak belirttiği 2.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "6100 sayılı HMK 26. Maddesince hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olacağı ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gibi dava konusu edilen uyuşmazlığın adi yazılı sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil davası mahiyetinde olduğu, keza 6100 sayılı HMK 357-(1) maddesince de; Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia

ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı, davalı tarafça vekalet ücreti takdirine yönelik istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de davalı yanın İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karara yönelik olarak benzer yönde bir istinaf itirazı olmadığı ve bu hususun davacı yararına kazanılmış hak oluşturacağı, davalıların adi yazılı satış sözleşmesinin tarafı olmadıkları gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili adli yardım talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile adli yardım talep ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50, 51 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacının adli yardım talebinin KABULÜNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5362, K. 2024/4119, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5362-e-2024-4119-k-fdaee8f7ea4f