Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3484 E. 2024/9617 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3484
Karar No
2024/9617
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1765 Esas 2022/2280 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/787 Esas 2021/363 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.07.2012 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, 100,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.116,40 TL' ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, 24.382,64 TL tutarındaki tazminat ödemesinin 03.03.2014 tarihinde yapıldığını, kusur, maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tüm dosya kapsamından Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın TBK'nın 54. ve 55 devam eden maddeleri gereğince kalıcı ve geçici iş göremezlikten ileri gelen maddi tazminat davası olduğu, davacının meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu ön raporu gereğince maluliyet hususunda rapor alınabilmesi içi Üniversite Hastanesine sevki ve davacının hazır edilmesi hususunda davacı vekiline 2 haftalık kesin mehil verildiği, kesin mehil içerisinde davacının hazır edilmediği, bu nedenle dosya kapsamındaki tedavi belgelerine göre rapor düzenlenmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda dosya içerisindeki tıbbi belgelere dayanarak ...'ın 08.07.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında görüş bildirilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği belirtildiği, davacının davaya konu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kalıcı iş göremezliği bulunduğu ve buna bağlı olarak kalıcı iş göremezlikten kaynaklı zararının bulunduğunun ispat edilemediği, davacının geçici iş göremezlik zararının 3.116,40 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 24.382,64 TL ödemenin davacının zararını karşıladığı, davacını karşılanmamış bakiye zararı bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekili her ne kadar sigorta şirketinin dava öncesinde yaptığı 24.382,64 TL tazminat ödemesinin müvekkilinin zararını karşılamadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin geçici iş göremezlik durumunun 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini, dava dilekçesi ile hem geçici iş göremezlik hem de kalıcı iş göremezlik taleplerinin bulunduğunu, ancak mahkemece talepleri açıklatılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiş ise de, Dosyada hükme esas alınan 27.10.2020 günlü bilirkişi raporu incelendiğinde davacının kalıcı iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 3.116,40 TL zararının bulunduğu belirlenmiştir. Mahkemece davacının geçici iş göremezlik zararının bulunduğu kabul edilmiş ancak, davacı tarafından yapılan başvuru nedeni ile sigorta tarafından davacıya dava tarihinden önce 03.03.2014 tarihinde yapılan 24.382,64 TL ödemenin davacının gerçek zararını ödeme tarihi itibarı ile tümü ile fazlası ile karşıladığı görülmektedir. Buna göre davalı ... tarafından dava tarihinden önce yapmış olduğu ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiği, davacının bakiye alacağının kalmadığı anlaşılmakla, mahkemece yapılan tüm tespitler usul ve yasaya uygun bulunmuş ve davanın tümü ile reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; HMK'nın 357. maddesinde "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacı vekiline 27.09.2020 gününde usulünce tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından itiraz süresi geçtikten sonra 20.10.2020 günlü celsede maluliyet raporuna karşı itirazda bulunduğu, davacı vekili tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemekle kesinleşen raporlara karşı artık istinaf aşamasında da itiraz edilemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir...." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerinin zamanaşımına uğramadığını, kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin de bulunduğunu, mahkemece bu hususta açıklık olmadığı düşünüyorsa talebin açıklattırılabileceğini, maluliyet raporunun müvekkili muayene edilmeden hazırlandığını, davacı muayene edilmek suretiyle rapor hazırlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Mahkemece davacıda davaya konu trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı oluşup oluşmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmıştır. Bu raporda "davacının 08.07.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında görüş bildirilemeyeceği" belirtilmiş, davacı bu hususa açıkça itiraz etmiş, temyize de getirmiştir. Davacının trafik kazası sonucu yaralandığı sabit olup, raporda sürekli maluliyete ilişkin bir görüş de bildirilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin maluliyet raporunun davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğu şeklindeki kabulü de yerinde değildir. Davacının tüm tedavi evrakları getirtilip, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan maluliyet oranı hakkında rapor alınması gerekirken eksik rapor ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3484, K. 2024/9617, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3484-e-2024-9617-k-006c0d08d8ae