Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/105 E. 2024/8409 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/105
- Karar No
- 2024/8409
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/451 Esas, 2023/1437 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/906 E., 2020/818 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı (temlik eden Banka) vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile (dosyası tefrik edilen) ... Gıda Makine San. Tic. A.Ş arasında ticari nitelikte genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların da bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borcun ödenmesi için 23.06.2017 tarihli ihtarnamenin keşide olunduğunu, hesap kat ihtarı ve ekinde yer alan hesap özetinin muhataplara tebliğ edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9862 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, takibe yapılan itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle davalıların yetki itirazının reddi gerektiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesinin birinci fıkrasına göre para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 447 nci maddesinin ikinci fıkrası atfıyla aynı kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlendiğini, ayrıcı takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesinin de takibe yetkili olup genel kredi sözleşmesi sözleşmenin yapıldığı yer olan İzmir İcra Dairelerinde icra takibi yapılabileceğinden davalı borçluların yetki itirazlarının yerinde olmadığını, kaldı ki borçlulardan Aytül Kayan'ın adresinin de İzmir olduğunu savunarak davalarının kabulü ile İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9862 sayılı icra takibine konu 6.061.706,12 TL'sine borçluların yaptığı itirazların iptali ile takibin devamına, itiraz eden borçlu davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kredi ödeme tablosundan görüleceği üzere, davacının icra takibine başladığı tarihte müvekkilinin kredi ödeme vadesinin gelmediğini, yapılan ödeme planına göre kredinin ilk ödeme vadesinin 28.08.2017 tarihi olduğunu, davacı bankanın kredi ödeme tablosuna uymayarak 23.06.2017 tarihinde ihtarname keşide ettiğini, akabinde 28.07.2017 tarihinde müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, davacının vadesi gelmemiş ve doğmamış borç için icra takibine geçmesinin hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, genel kredi sözleşmesindeki anapara borcunun 1.393,000,00 euro olduğunu, takipte euro kuru ile Türk Lirasına çevrilerek 5.814.815,06 TL anapara borcu olarak hesaplandığını, 1,00 euronun 4,17 TL'den çevrildiğini, ana paranın o günkü T.C. Merkez Bankası efektif satış kurundan daha yüksek kur üzerinden çevrilmesi sebebiyle ana paranın gerçek tutarından daha yüksek çıktığını, ödeme emrindeki ana para borcunun gerçeği yansıtmadığını, davacı bankanın 12.07.2017 tarihinde talimat verilmeden müvekkillerinin blokeli hesabından yaklaşık 69.500,00 euro faiz ödemesi adı altında para çekme işlemi gerçekleştirildiğini, icra takibinde de belirtilen toplam faiz miktarından 69.500,00 euro faiz ödemesinin düşülmeden hesaplandığını, bu nedenle icra takibinde faiz tutarlarının hatalı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın devamı sırasında davacı bankanın alacağını ... Varlık Yönetim AŞ'ye temlik ettiği, ... Varlık Yön. AŞ'nin de Dünya Varlık Yön. AŞ ile birleştiği, temlik alan şirketin hesaplanan alacağından ... Gıda Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin asıl borçlu sıfatıyla, diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, temlik alan şirketin sözleşme hükümleri gereğince 28.07.2017 takip tarihinden itibaren 5.633.696,39 TL asıl alacağa yıllık %42.08 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu, tespit olunan bu alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerektiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun)'nun 67 nci maddesindeki şartlar gerçekleştiğinden ve alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranındaki inkar tazminatının da davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile İzmir 18. İcra Dairesi'nin 2017/9862 sayılı takibinde davalılar ... Dayanıklı Tüketim Malları Elektrik Elektronik Müh. Rek. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... Teknoloji Yat. San. Tic. A.Ş.'nin Yağız Çiftçioğlu'nun ve Aytül Kaya'nın borca itirazının kısmen iptaline, 5.633.696,39 TL asıl alacak, 98.777,47 TL işlemiş faiz, 4.938,87 TL BSMV, 440,00,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 87,70,00 TL ihtiyati haciz harcı olmak üzere toplam 5.757.940,43 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, 5.633.696,39 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %42,08 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi üzerinden %5 BSMV'nin icra müdürlüğünce hesaplanıp tahsiline, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranındaki 1.151.588,08 TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece bankacı bilirkişiden alınan kök bilirkişi raporunda temerrüt tarihi, faiz oranları ve kurlar dikkate alınarak hesaplama yapılmış olduğu, bu rapora davalı tarafça bazı ödemelerin mahsup edilmeden hesaplama yapılmış olduğu gerekçesiyle süresinde itiraz edilmiş olduğu, buna göre mahkemece ek rapor alındığı, ek raporda bilirkişinin, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulmuş olan hesap dökümlerini de değerlendirerek ve bahse konu miktarın takibe konu kredi alacağından ve sigorta poliçesi alacağından mahsubu suretiyle yeniden hesap yaptığı, mahkemece de bu ek rapor uyarınca hüküm tesis edilmiş olduğu, davacı tarafın istinaf isteminin kapsamının yalnızca 69.500,00 euroluk bu ödemenin mahsubuna yönelik olduğu, diğer yandan temlik alan davacı vekilinin, ek raporun 21.06.2020 tarihinde usule uygun şekilde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen rapora yönelik herhangi bir itiraz dilekçesi sunmadığı (temlik alan şirkette birleşme olmuşsa da, bu birleşme kararının ek rapor tebliğinden sonra olduğu gibi, vekillerin de aynı vekiller olarak birleşmeden sonra da davaya devam ettiği) gerekçesiyle davalı tarafın usuli kazanılmış hakları ve iddianın genişletilmesi yasağı ilkesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 357 nci maddesinin birinci fıkrası da dikkate alınarak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, karar temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temlik alan davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.