Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/131 E. 2024/8010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/131
- Karar No
- 2024/8010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1270 Esas, 2023/1237 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/258 E., 2021/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "...", "...’’ ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketçe yapılan 2019/41008 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamındaki "Tıbbi bilgisayar yazılımı" mallarının, davacının itirazına mesnet 2015/40486, 2015/36522 ve 2015/36524 sayılı markaların kapsamında yer alan mallarla benzer olduğu, ancak davacının itirazına mesnet diğer markası yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, dava konusu marka başvurusu ile davacının 2015/40486, 2015/36522 ve 2015/36524 sayılı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında aynılık/benzerlik dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının redde gerekçe markalarının tanınmış olduğuna dair dosya kapsamında yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun "..." ibareli olduğu, başvuruyu oluşturan "..." ibaresindeki "O" harfi dışında kalan harflerin standart yazı karakteri ile yazıldığı, "O" harfinin ise mavi renkte, içinde göz şeklinin bulunduğu bir daire olarak tasarlandığı, bu haliyle, anılan şekil unsuru tali unsur konumunda olup, başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacının itirazına mesnet markalar da yer alan şekil unsuru ile "FESTİVAL" ibaresi, ayırt edici olmadıklarından, davacı markalarının asıl unsurlarını "...", "...", "..." ibarelerinin oluşturduğu, davacının itirazına mesnet "..." ve "..." markalarının, gerek işitsel gerekse de görsel olarak dava konusu başvuru ile benzer olmadığı ancak "..." ibareli markalar yönünden aynı kanaate varmanın mümkün olmadığı, zira, dava konusu başvuru ile davacının "VIZIOON" ibareli markalarının başlangıçları ve bitişlerinin aynı olduğu, davacı markalarının ortasında yer alan "..." ibaresi yerine başvuruda "SI" ibaresine yer verildiği, kelimelerin telaffuzları gözetildiğinde, bu farklılığın başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamayacağının açık olduğu, buna göre, anılan markalar arasında görsel benzerlik olduğu gibi çok yüksek düzeyli işitsel benzerliğin de mevcut olduğu, dava konusu başvuruyu oluşturan "Vision" ibaresinin, Türkçe’de "görüş, bakış, öngörü" gibi anlamlara geldiği, davacı markalarını oluşturan "..." ibaresinin ise bilinen bir anlamının olmadığı hususları da gözetildiğinde, anılan ibarelerin, dava konusu başvuru kapsamındaki 9. sınıf mallar yönünden ayırt edici olmadıkları söylenemeyeceğinden, söz konusu davacı markalarının korunmaları gerektiği, o halde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2015/36522 ve 2015/36524 sayılı "..." asıl unsurlu markaları arasında görsel ve işitsel yönden bıraktıkları genel intiba yönünden ilişkilendirilme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin yerinde görülmediği, her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu başvuru kapsamındaki malların tüketicilerinin bilinç düzeylerinin yüksek olması nedeniyle işaretlerin karıştırılmayacağı açıklanmış ise de marka işaretleri arasındaki yüksek düzeyli benzerlik gözetildiğinde bu değerlendirmeye itibar edilmediği, marka kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvurunun, 9. sınıftaki "Tıbbi bilgisayar yazılımı." mallarını kapsadığı, içinde bilgisayar mühendisi de bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan bu mallar ile davacının itirazına mesnet 2015/36522 ve 2015/36524 sayılı markaların kapsamlarında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" benzer/ilişkili mal ve hizmetler oldukları, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ise ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde, her ne kadar davacı yanın marka yayınına itiraz dilekçesinde 2015/36522 ve 2015/36524 sayılı ve "VIZIOON" ibareli markalara mesnet olarak dayanmadığı iddia edilmiş ise de davacının gerek marka yayınına itiraz gerekse de Markalar Dairesi kararına ilişkin itiraz dilekçeleri içeriğinde, "VIZIOON" ibareli markaları bulunduğundan bahsedip başvuru markasının bu markalarla da benzer olduğunu belirtmiş olması karşısında, idari aşamada; zikredilen markalara mesnet olarak dayandığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.